enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
47,1623
EURO
53,9803
ALTIN
6.093,03
BIST
13.981,05
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Yozgat
Az Bulutlu
23°C
Yozgat
23°C
Az Bulutlu
Cumartesi Açık
24°C
Pazar Parçalı Bulutlu
28°C
Pazartesi Parçalı Bulutlu
31°C
Salı Parçalı Bulutlu
29°C

“Yeni nesil siyasetçiler”

“Yeni nesil siyasetçiler”
18.07.2026
A+
A-

Gönül adamı, hasbihâl adamı; Yozgat AK Parti Merkez İlçe Başkanı Sayın Kazım Emiroğlu Şimşek Beyefendi ile AK Parti’de yaptığı ve yapacağı çalışmalar üzerine sohbet etme imkânım oldu.

Başta AK Parti Genel Merkezi, il milletvekilleri ve il başkanıyla uyum içerisinde çalıştıklarından bahsetti. Önümüzdeki günlerde yönetim kurulu üyeleriyle birlikte Ankara’da; Kürşat Zorlu, Yusuf İbiş, Abdulkadir Akgül, Süleyman Şahan ve en önemlisi Bekir Bozdağ beylerle istişare ve tecrübe paylaşımında bulunmak üzere ziyaret gerçekleştireceklerini söyledi.

Kazım Başkan’ın ağzından çıkan her kelimeden, siyaseti kuşatıcı, kapsayıcı ve bütünleştirici bir anlayışla yaptığı anlaşılıyor.

Tavır ve davranışlarıyla, siyaset yapma stratejisi bakımından yönetimiyle birlikte örnek çalışmalar ortaya koyuyor diyebilirim.

En güzel yanı ise bildiğini yapması, bilmediğini ise danışması.

Yozgat kamuoyunun yakından takip ettiği ve takdir ettiği bir ekibi ve yönetimi var.

Tam bir orkestra şefi…

“Abi, çalışmalarımızı nasıl buluyorsun?” diye sordu.

Ben de, “Yozgatlıyı yargılamadan, sahiplenerek siyaset yaptığın için sana teşekkür ederim.” dedim.

“Şu, şunun adamı; bu, bunun adamı… Şunun geçmişi böyle… Şu işi yaparsam buna yarar…” gibi kısır çekişmelerden uzak, bel altı vurmadan; kendisine müracaat eden insanlara sadece insan oldukları için hizmet eden bir anlayışla çalışıyorsunuz.” dedim.

Gerçi nazarım değer diye de korktum. Hemen ve gizlice “Maşallah” diyelim de buraya da not düşelim.

Hem Kazım Bey’e hem de AK Parti Yozgat siyasetine, Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’dan örneklerle kısa bir değerlendirmede bulundum.

Yazalım da burada bulunsun; sizin de istifadenize sunalım.

Siyasetin en önemli sınavlarından biri, gücü nasıl kullandığınızdır. Makamlar yükseldikçe sorumluluk artar. Ancak unutulmaması gereken bir gerçek vardır: Devlet yönetiminde asıl olan efendilik değil, millete hizmet etmektir.

Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın çeşitli konuşmalarında dile getirdiği ve kamuoyunda sıkça alıntılanan, “Siz efendi değilsiniz, biz de köle değiliz.” sözü; yalnızca bir tartışmaya verilmiş cevap olarak değil, devlet ile millet arasındaki ilişkinin nasıl olması gerektiğine dair dikkat çekici bir ifade olarak değerlendirilebilir.

Bu söz, kamu görevini üstlenenlerin de vatandaşların da birbirlerine karşı saygı temelinde hareket etmeleri gerektiğini hatırlatmaktadır.

Demokrasilerde hiçbir makam dokunulmaz değildir. Devleti yönetenler yetkilerini milletten alır; vatandaşlar ise haklarını hukuk düzeni içinde arar. Bu denge bozulduğunda ya kibir ortaya çıkar ya da korku… Oysa sağlıklı bir toplumun temeli ne efendilik anlayışıdır ne de kulluk psikolojisi.

Tarih boyunca milletler, kendilerini yönetenlerden önce adalet beklemiştir. Adaletin olduğu yerde güven, güvenin olduğu yerde huzur yeşerir. Makamların büyüklüğü, insanlara tepeden bakmakla değil; onların derdini dinlemek, sorunlarına çözüm üretmek ve hesap verebilir olmakla anlam kazanır.

“Siz efendi değilsiniz, biz de köle değiliz.” cümlesi aslında karşılıklı bir uyarıdır.

Yönetenlere gücün geçici olduğunu; yönetilenlere ise haklarını onurlu bir şekilde savunmaları gerektiğini hatırlatır. Çünkü demokrasi, efendilerin değil, eşit vatandaşların rejimidir.

Bugün toplum olarak en çok ihtiyaç duyduğumuz şey, kutuplaştırıcı söylemlerden uzaklaşıp ortak değerlerde buluşabilmektir.

Farklı görüşler olabilir; eleştiriler de olacaktır.

Ancak ne devlet vatandaşına tepeden bakmalı ne de vatandaş devletini düşman görmelidir.

Güçlü devlet ile güçlü millet arasındaki bağ, karşılıklı saygı ve hukukun üstünlüğüyle kurulur.

Sonuç olarak, bir makamın gerçek itibarı sert söylemlerle değil; adaletle, tevazuyla ve hizmet anlayışıyla ölçülür. Çünkü bu topraklarda kalıcı olan ne koltuklardır ne de unvanlar…

Kalıcı olan, milletin hafızasında bırakılan izdir.

Selametle…

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.