enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
43,4880
EURO
51,5928
ALTIN
6.693,92
BIST
13.847,94
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Yozgat
Çok Bulutlu
9°C
Yozgat
9°C
Çok Bulutlu
Pazartesi Hafif Yağmurlu
9°C
Salı Karla Karışık Yağmurlu
2°C
Çarşamba Az Bulutlu
3°C
Perşembe Çok Bulutlu
9°C

“Deterjan rafında hayat muhasebesi”

“Deterjan rafında hayat muhasebesi”
02.02.2026
A+
A-

Dün marketteyim, sepet elimde. Liste var, para var ama alışveriş bitmiyor bir türlü.
Deterjan rafının önünde beş dakikadır duruyorum.
Yirmi üç çeşit var.  Dağ ferahlığı, okyanus esintisi, lavanta bahçesi… Arkamdan biri “pardon” dedi, çekildim. Sonra yine geldim rafın önüne. Hangi deterjan? Ne fark eder ki? Çamaşır yıkayacak işte.

Ama fark ediyor. Ucuzunu alsan “yoksul”, pahalıyı alsan “züppe”, ortayı alsan “sıradan” oluyorsun. Ben sadece temiz çamaşır istiyorum, kimlik krizi yaşamak istemiyorum.

Cebimde telefon titredi. Bakmadım. Fatura gelmiştir yine.

Kasada sıra bekliyorum. Önümdeki adam kartını uzattı, kasiyer tutarı söyledi. Adam yutkundu. İki saniye öyle bekledi. “Tamam” dedi sonra. Sesindeki o ton… Biliyorum o tonu. Evde karısına nasıl anlatacak, çocuğuna ne diyecek; hepsi o iki saniyede geçti adamın aklından.

Ben de her ay kullanıyorum o tonu.

Deniz geçen ay araba aldı. İkinci el, temiz bir şey. Kredi çekti, peşinat verdi, çok sevinmişti. Geçen gün kahve içtik.
“Nasıl araba?” dedim.
“Biliyor musun,” dedi, “sabah ilk uyandığımda aklıma araba geliyor. Taksit. Akşam yatarken yine taksit. Araba almadım ben, kabus aldım.”

Marketten çıktım. Poşetleri eve taşıdım. Pirinç, makarna, deterjan, yoğurt… Hep aynı şeyler. Bunları alabilmek için sabah kalktım, trafiğe girdim, iş yaptım, akşam yorgun döndüm. Cumartesi yine market, pazar ev işi, pazartesi yine iş.

Böyle bir hayat hayal etmemiştim.

Akşam Instagram’a baktım. Bir kız deniz kenarında kahve içiyor. Altta “Kendinize yatırım yapın” yazıyor. On bin beğeni. Ben ekrana bakıyorum. Kız güzel, mutlu, huzurlu. Ben yorgunum, gerginim, bitkinim. Aynı şehirde yaşıyoruz ama sanki farklı dünyalardayız.

Babam anlatırdı eskiden. Dükkân açmış, çalışmış, araba almış. “O zamanlar yapılıyordu,” derdi. Şimdi ne yapılıyor? Kredi, taksit, borç… Alıyorsun ama seninmiş gibi gelmiyor. Kullanıyorsun ama mutlu etmiyor.

Bugün yine markete gittim. Yine deterjan rafının önünde durdum. Bu sefer kasada beklerken etrafa baktım. Kaç kişinin eli titredi kartı uzatırken? Kaç kişi yutkundu tutarı duyunca? Kaç kişi gözünü kaçırdı kasiyerin bakışından?

Hepimiz. Ama kimse konuşmuyor bunu.

“Nasılsın?” diyorlar, “iyiyim” diyorum.
“Naber?” diyorum, “idare ederiz” diyorlar.

Gerçeğimiz marketin soğuk ışığında ortaya çıkıyor. Deterjan rafının önünde, kasada kart uzatırken, eve poşetleri taşırken.

Yorgunuz. Korkuyoruz. Bıktık.

Ama yarın yine kalkacağız. Yine gideceğiz. Yine alacağız. Yine ödeyeceğiz.

Dur dersen batıyorsun çünkü.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.