Yeniden Refah Partisi Yozgat İl Başkanı Süleyman Adıgözel, Ortadoğu’daki gelişmelere ve küresel güçlerin bölge politikalarına ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Ortadoğu üzerindeki güç mücadelelerinin bölge halklarının huzurunu tehdit ettiğini belirten Adıgözel, “Kendi cephaneliklerini kitle imha silahlarıyla dolduranların başkalarına güvenlik ve demokrasi dersi vermeye kalkması, tarihin en trajikomik sahnelerinden biridir” dedi.
“KÜRESEL ÇİFTE STANDARTLAR ARTIK GİZLENEMİYOR”
Dünya sahnesinde adalet söylemiyle hareket eden bazı güçlerin, Ortadoğu’yu bir laboratuvar gibi gördüğünü savunan Adıgözel, bölge halklarının bu politikaların bedelini ödediğini ifade etti. “Kendi sınırları dışında kaos besleyen, düzen getiriyorum diyerek kadim coğrafyaları enkaza çeviren bu anlayış; istikrarın değil, sistematik bir eşkıyalığın temsilcisidir” diye konuştu.
Sınırların geçmişte cetvelle çizildiğini, bugün ise aynı sınırların içine kan ve gözyaşı enjekte edildiğini dile getiren Adıgözel, bir yandan barış söylemi kullanılırken diğer yandan bölgenin silah deposuna çevrilmesini “insanlık onuruna indirilmiş bir darbe” olarak nitelendirdi.
“HUZUR, DIŞARIDAN İHRAÇ EDİLEN DEMOKRASİYLE GELMEZ”
Ortadoğu’da kalıcı istikrarın dışarıdan ihraç edilen demokrasi paketleriyle değil, bölgenin kendi iradesiyle sağlanabileceğini vurgulayan Adıgözel, “Bir coğrafyada huzur, o coğrafyanın iç dengeleriyle kurulur. Batı’nın bölgedeki varlığı çoğu zaman çözümsüzlüğü çözüm gibi dayatmaktan ibarettir” ifadelerini kullandı.
Pan-Arabizm’den İslami direniş hareketlerine kadar tarihsel süreçte bölgenin farklı direnç mekanizmaları geliştirdiğini belirten Adıgözel, günümüzde bu direncin yalnızca askeri değil, ekonomik boyut da kazandığını söyledi.
“YERLİ SAVUNMA SANAYİ STRATEJİK BİR KAZANIMDIR”
Türkiye’nin yerli savunma sanayindeki atılımlarına da değinen Adıgözel, bunun stratejik bir kazanım olduğunu belirterek, tarihsel köklerinin 1970’li yıllarda atılan milli sanayi hamlelerine dayandığını ifade etti.
Merhum Başbakan Necmettin Erbakan’ı rahmet ve şükranla andığını dile getiren Adıgözel, “Hayatını inandığı dava uğruna mücadeleye adamış, Türkiye’nin siyasi tarihinde derin izler bırakmış bir liderdi. İnancı, azmi ve fikirleriyle pek çok insana ilham oldu” dedi. Adıgözel, Ortadoğu’nun kaderinin “okyanus ötesi masalarda değil, bu toprağın çocuklarının elinde” şekillenmesi gerektiğini sözlerine ekledi.