Yozgat’ta bahar aylarının yağışlı ve soğuk geçmesi arıcılık faaliyetlerini olumsuz etkilerken, arılar doğaya çıkamayarak kovanlara hapsoldu. İl genelinde arıcılıkla uğraşan üreticiler, iklim koşulları nedeniyle bal veriminin de ciddi oranda düşüş olabileceğini belirtiyor.

Yozgat’ta bahar aylarının yağışlı ve soğuk geçmesi arıcılık faaliyetlerini olumsuz etkiledi. İl genelinde yaklaşık 17 yıldır arıcılıkla uğraşan Ahmet Mithat Çakıroğlu, bu yılki iklim koşullarının arıların verimliliğini ciddi şekilde düşürdüğünü söyledi.

Çakıroğlu, normal şartlarda bu dönemlerde arıların doğadaki çiçeklerden polen ve nektar toplayarak bal üretimini artırdığını ancak yağış ve düşük sıcaklıklar nedeniyle arıların kovanlara mahkûm kaldığını ifade etti. Bu durumun hem bal üretimini düşürdüğünü hem de kolonilerin gelişimini olumsuz etkilediğini belirtti.

Aşırı yağışların çiçeklerdeki nektarı yıkayarak özelliğini kaybetmesine neden olduğunu dile getiren Çakıroğlu, “Arılar dışarı çıkamadığı için takviye besinlerle bakım yapmak zorunda kalıyoruz. Bu da maliyetleri artırıyor. Güçlü koloniler oğula meyillenirken, zayıf koloniler ise soğuktan dolayı hastalıklara karşı daha hassas hale geliyor” dedi.
Bir kovanın yılda ortalama 20 kilogram bal üretebildiğini hatırlatan Çakıroğlu, her kavanoz balın arkasında binlerce arının emeği bulunduğunu vurguladı.
Arıların ekosistem için hayati bir rol üstlendiğine dikkat çeken üretici, “Arılar sadece bal üretmez, aynı zamanda tarımın ve gıda zincirinin devamı için tozlaşmayı sağlar. Dünya gıda ürünlerinin yüzde 75’inden fazlası tozlaşmaya bağlıdır” ifadelerini kullandı. Arıcılığın Türkiye için önemli bir değer olduğunu belirten Çakıroğlu, zengin bitki örtüsü ve üretim çeşitliliğiyle Türkiye’nin dünya arıcılıkta önemli bir yere sahip olduğunu söyledi. Ancak iklim değişikliği, yanlış ilaç kullanımı ve doğal yaşam alanlarının azalmasının arı kolonilerini tehdit ettiğini ifade etti./