enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
46,0845
EURO
53,6755
ALTIN
6.612,28
BIST
13.795,31
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Yozgat
Hafif Yağmurlu
20°C
Yozgat
20°C
Hafif Yağmurlu
Salı Parçalı Bulutlu
21°C
Çarşamba Hafif Yağmurlu
21°C
Perşembe Parçalı Bulutlu
21°C
Cuma Hafif Yağmurlu
22°C

Teşkilatta “Değişim” tartışması alevlendi

Teşkilatta “Değişim” tartışması alevlendi
04.06.2026
A+
A-

AK Parti’de yaşanan il başkanlığı değişiklikleri, teşkilat içinde yeni bir tartışmayı da beraberinde getirdi. Diyarbakır, Adana, Giresun ve Siirt’teki görevden almaların ardından gözler, sürecin perde arkasına ve teşkilatlardaki yansımalarına çevrildi. Kararların ardından özellikle il ve ilçe teşkilatlarında “değişim” sürecinin nasıl şekilleneceği ve bu yaşananların sahaya nasıl yansıyacağı merak konusu oldu.

Yeni il başkanları, yönetimleriyle birlikte önümüzdeki günlerde görevlendirilecek…

Doğrusu, yaklaşık bir haftadır bu il başkanlarının görevden alınacağını kesin olarak biliyordum… Bu nedenle bana yöneltilen soruların büyük bölümü de bunun nedenine ilişkindi. Ancak bana göre asıl sorulması gereken soru farklıdır: Görevden alınmasına neden olan süreç nedir, neden bu kadar uzadı, uzatıldı? Ve bu sonuca yol açan anlayış neden hâlâ yerinde duruyor?

Gelelim asıl meselemize… Yozgat Ak Parti İl Başkanı Sayın Hasan Kandemir’in görev süresine ilişkin değerlendirmeler ve yorumlar havada uçuşuyor ve en çok öne çıkan eleştirilerden biri de budur.

Hasan Bey’in en çok eleştirilen yönü siyaset tarzı oldu. Göreve geldiğinde, mesleği ve dindar kimliği, oluşturduğu yönetimle ve toplumla kurduğu temas nedeniyle farklı kesimlerle güçlü bir iletişim kuracağı beklentisi hakimdi. Ne var ki, zaman içerisinde ortaya çıkan tablo bu beklentiyi tersine çevirdi.

Teşkilat içinde birçok isim, ulaşılması zor bir profil çizdiğini, eleştirilere kapalı kaldığını ve ortak akıl yerine üç kişilik dar bir çevreyle hareket ettiğine dair eleştiriler yükseldi. Daha da önemlisi, siyasetin yalnızca parti binalarında değil; çarşıda, pazarda, iş dünyasında, sivil toplum kuruluşlarında ve kanaat önderleriyle kurulan ilişkiler üzerinden şekillendiği bir şehirde, birçok kesimle sağlıklı bir iletişim zemini oluşturamadı.

Özellikle iş dünyasıyla kısmi ilişkiler yaşadığı öne sürülen kırgınlıklar, bazı kurumlarla yaşanan gerilimler uzun süre Ak Parti kulislerinin gündeminde kaldı. Doğru ya da yanlış… Eksik ya da abartılı… Ancak siyasette çoğu zaman gerçeklerden önce algıların hüküm sürdüğü tartışılmazdır.

Kandemir döneminde oluşan siyasi algı ise kendisinden çok daha hızlı büyüdü. Bir siyasetçi için en büyük tehlike de budur. Makam insana güç verir; fakat o gücü kalıcı kılan tevazudur. Tevazunun olmadığı yerde kibir büyür, kibir büyüdükçe de o zat-ı muhterem yalnızlaşır. Nitekim bugün Yozgat’ta konuşulan mesele, bir il başkanının görev süresi boyunca neden bu kadar yalnızlaştığıdır.

Parti kulislerinde konuşulanlara bakıldığında da görevden alma düşüncesinin bugüne ait olmadığı görülüyor. Uzun süredir teşkilat içinde yaşanan rahatsızlıklar, milletvekilleriyle yaşandığı iddia edilen görüş ayrılıkları, görevden alınan ilçe başkanlarının genel merkeze taşıdığı şikâyetler ve kamuoyuna yansıyan çeşitli iddialar…

Hal böyleyken insan sormadan edemiyor; Madem görevden alma kararı konuşuluyor, sokak böyle bir beklentiye sokuldu; dedikoduların asıl sebebi bu işi bu kadar gündem yapanlar dışarıdan, başka partiden insanlar değil herhalde?

2025 yılının şubat ayında başlayan ve sonrasında devam eden süreç, Yozgat dışından vekillerin devreye girmesiyle bu günlere kadar yıkıla döküle geldi. Kandemir’in il başkanlığı süresinin mevcut başkanlar arasında en kısa sürelerden biri olacağını hep birlikte göreceğiz demiştim. Nitekim öyle olacak gibi.

Atalarımızın dediği gibi: “Geç gelen adalet, adalet değildir.” Siyasette de geç alınan tedbir çoğu zaman fayda değil, zarar getirir. Görünen o ki bundan sonra daha sert ve daha açık biçimde konuşulmaya devam edilecek.

Ak Parti ile aidiyet bağı Yusuf Başer’le başlayan ve gelen bir ismin toplumun farklı kesimlerinde karşılık bulması beklenirken, ortaya çıkan tablonun tam tersi olması da tepkilerin büyümesindeki en önemli nedenlerden biri oldu. Teşkilat içinde yaşanan kırılmalar, sahadaki memnuniyetsizlikler ve kamuoyuna yansıyan tartışmalar, Ak Parti’nin Yozgat’ta zaten zorlu olan siyasi zeminini daha da yıprattı. Oysa makamlar gelip geçicidir.

Bugün başkan olan yarın görevden alınabilir. Ancak geride bıraktığı eser, yaptığı hizmet ve oluşturduğu birlik duygusu kalır. Ne yazık ki son yıllardaki tabloya bakıldığında, birlikten çok ayrışmanın öne çıktığı görülüyor. Parti kuruluşundan bu yana Yozgat serüvenine bakıldığında benzer örnekler çokça var.

  1. il başkanı değişebilir. Her yeni isim büyük umutlarla göreve başladı. Her defasında “yenileniyoruz” mesajı verildi. Ancak değişmeyen bir gerçek vardı: Değişen hep isimler oldu. Zira il başkanları tabanın iradesiyle seçilen siyasi figürler değil; Ankara’nın göreve getirdiği ve Ankara’nın görevden aldığı isimler olarak öne çıktı. Bir başkan geliyor… Bir süre sonra teşkilat içinde tartışmalar başlıyor… Ardından Ankara devreye giriyor… Sonra yeni bir atama yapılıyor… Ve aynı hikâye yeniden başlıyor. Bu artık istisna değil, alışılmış bir tablo hâline geldi.

Seçim sonuçlarına bakıldığında partinin Yozgat’ta oy oranında ve siyasi etkisinde yıllar içinde belirgin bir gerileme yaşandığı da görülüyor. Burada durup düşünmek gerekiyor: Sorun sadece il başkanlarında mı? Yoksa mesele çok daha derinlerde mi? Çünkü başkanlar değişiyor ama teşkilatın çekirdek kadroları büyük ölçüde yerinde kalıyor.

Oysa siyasetin temel kurallarından biri şudur: Bir teşkilat kendi liderlerini yetiştiremiyorsa, kendi sorunlarını da çözemiyor demektir. Başkanlar gidiyor, yöneticiler değişiyor; ancak karar mekanizmalarını etkileyen dar çevre varlığını koruyorsa sonuçların değişmesini beklemek gerçekçi değildir.

Boşuna söylenmemiş: “Eski tas, eski hamam.” Zihniyet değişmedikçe tabeladaki isimlerin değişmesinin bir anlamı yoktur. Bugün Kandemir görevden alınmış olsa yarın yerine başka bir isim atanacaktır. Peki sonra? Teşkilat içindeki kırgınlıklar sona erecek mi? Sahadaki kopuşlar giderilecek mi? Vatandaşın partiye olan mesafesi azalacak mı? Bugüne kadar bunun gerçekleştiğini gördük mü? İşte üzerinde durulması gereken asıl mesele budur.

Atalarımız bir başka gerçeği de şöyle ifade etmiş: “Bir musibet, bin nasihatten iyidir.”

Eğer Ak Parti Yozgat teşkilatı yaşananlardan gerçekten ders çıkaracaksa, artık kişilerle değil anlayışla yüzleşmek zorundadır. Sorun yalnızca il başkanlarının değişmesi değildir. Sorun, her değişimin ardından aynı sonuçların ortaya çıkmasıdır. Seçmen artık vitrin değişiklikleriyle ikna olmuyor; samimiyet görmek istiyor, liyakat görmek istiyor, halkın içinde olan kadrolar görmek istiyor. Sadece seçim zamanlarında değil, her gün dinlenen olmak istiyor.

Velhasıl kelam… giden gider ama ardında alınması gereken büyük bir ders bırakarak gider. Tabi o izler nasıl silinecek, sorgulaması nasıl yapılacak, onu zaman içerisinde göreceğiz. Şimdi mesele, olup bitenden kimin payına düşeni alacağı gerçeğidir… Nokta!

Akıllı insan başkasının hatasından da ders çıkarır, değilse kendi başına gelince anlar.

Selametle.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.