AK Parti’nin içindeki AKP’liler deyince ne demek istediğimizi şimdi anladınız mı?
AKP’lilerin dostları yoktur, düşmanları da yoktur; sadece menfaatleri vardır.
Bir de bu tipler, Tayyip Bey’i kalkan yaparak konuşuyorlar.
Tayyip Bey’i yedirmeyiz!
Tayyip Bey kırmızı çizgimizdir.
Tayyip Bey temiz, etrafındakiler kötü gibi…
Bunlar için emek, vefa, sadakat, samimiyet, sevgi, saygı hak getire!
Esasen şunu da anlamış değilim…
Yahu bu kadar malı, mülkü, parayı, pulu ne yapacaksınız?
Mezara girmez.
Mezara sığmaz.
Ahirette işe yaramaz.
Hesabı size, sefası mirasçılara kalır.
Sizin doyma noktanız nedir?
Ne kadar paranız olunca “Yeter!” diyeceksiniz?
Başları sıkıştı şimdi.
Tayyip Bey’e parmak sallamaya başladılar.
Okuyup bakınca bu cümleyi muhalefete söylediğimi sanabilirsiniz.
Sanmayın.
Sözüm içeriye.
Sesi, sözü olan, konvansiyonel veya sosyal medyada düşüncelerini aktarabilen hemen herkes, fon meselesinde AK Parti’yi sorumlu tutuyor.
Haklılar.
İktidarda kim varsa sorumluluk da ondadır elbette.
Ancak son dönemde “Ben de AK Partiliyim ama…” diyerek Erdoğan’ı hedef gösterme, sorumluluğu Erdoğan’a yükleme, parmak sallama moda oldu.
Peki, Erdoğan ne yaptı da bu parmak sallamaya muhatap oldu?
Olay ortaya çıkınca ilk açıklamasını yapıp “Sonuna kadar gidilecek.” demedi mi?
“Sorumlular hesabını verecek.” demedi mi?
İlgili bakanlıklara, kurumlara talimat vermedi mi?
Talimatları alanlar gereğini yapmaya başlamadı mı?
Gözaltılar, tutuklamalar, soruşturmalar, incelemeler yapılmadı mı?
AK Partili diye Fatma Betül Sayan Kaya ve eşi kollandı mı?
Konuyu tek elden yürütmek adına kendisinden sonra en yetkili kişiyi, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ı görevlendirmedi mi?
Cevdet Yılmaz (ki tanıdığım en dürüst insanlardan biridir) kurulu toplayıp gerekli adımları atmadı mı?
Tüm bunlar yapılırken kamuoyu gerek açıklamalarla gerek ilgililerin canlı yayınlara çıkmasıyla bilgilendirilmedi mi?
ABD’deki Madoff krizi (ki bizimkine benzemiyor bile) 16 yılda sahiplerine geri ödemeyle bitirilirken burada bir ay sonra ödemelere neredeyse başlamadık mı?
Ve daha neler neler…
Hadi bu son olayı geçtim. Erdoğan’ın geçmiş dönemlerde yaşanan herhangi bir haksızlığı, hukuksuzluğu, yolsuzluğu örttüğü, yok saydığı bir örnek var mı?
Yok.
Peki, bizim mahalle neden Erdoğan’ı sahip olduğu “1 adet oyu” ile tehdit ediyor, parmak sallıyor, “Fon meselesini çözmezsen sana oy yok.” diye, en hafif tabirle ayıp ediyor?
“Düşmanın attığı taş değil, dostun attığı gül yaralar.” sözünü hiç mi duymadınız?
Bu kadar insafsızlık olur mu?
Selametle.