Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Hematoloji Bilim Dalı Başkanı, Yozgatlı hemşehrimiz Prof. Dr. Taner Demirer, dünyanın en büyük kanser kongresi olarak kabul edilen Amerikan Klinik Onkoloji Derneği’nin (ASCO) yıllık toplantısına ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. ABD’nin Şikago kentinde gerçekleştirilen ve yaklaşık 50 bin bilim insanı ile sağlık profesyonelini buluşturan kongrede, kanser tedavisinde çığır açabilecek yeni gelişmelerin paylaşıldığını belirten Demirer, özellikle pankreas kanseri alanında elde edilen sonuçların büyük heyecan oluşturduğunu söyledi.

Kanser tedavisinde kişiye özel yaklaşımların giderek daha fazla önem kazandığını ifade eden Prof. Dr. Demirer, akıllı ilaçlar, hedefe yönelik tedaviler, antikorlar ve immünoterapi uygulamalarının kongrenin en dikkat çeken başlıkları arasında yer aldığını kaydetti.
BAŞKANLIK SEMPOZYUMUNDA UMUT VEREN SONUÇLAR
Kongrenin en önemli bölümü olarak kabul edilen Başkanlık Sempozyumu’nda sunulan araştırmaların kanser tedavisinin geleceğine yön vereceğini belirten Demirer, açıklanan sonuçların hem hastaların yaşam sürelerini uzatabilecek hem de onkologların tedavi algoritmalarını değiştirebilecek nitelikte olduğunu ifade etti.
Sunumlar arasında özellikle tedavi seçeneklerinin sınırlı olduğu yumuşak doku sarkomlarından liposarkom hastalarında kullanılan Abemasiklib isimli ilacın yaşam süresini anlamlı ölçüde uzattığına dikkat çekildi. Ayrıca Apalutamid tedavisinin erken evre prostat kanserlerinde hastalıksız yaşam süresini önemli ölçüde artırdığı bildirildi.

MULTİPLE MYELOM TEDAVİSİNDE YENİ DÖNEM
Bir kemik iliği kanseri türü olan multiple myelom alanında da dikkat çekici gelişmeler yaşandığını belirten Prof. Dr. Demirer, son yıllarda geliştirilen yeni nesil ilaçların hastaların yaşam kalitesini ve tedavi başarısını artırdığını söyledi.
Mevcut verilerin gelecekte multiple myelom tedavisinde kök hücre nakline olan ihtiyacın büyük ölçüde azalabileceğine işaret ettiğini belirten Demirer, bu alandaki gelişmelerin hem hekimler hem de hastalar açısından umut verici olduğunu dile getirdi.
PANKREAS KANSERİNDE DEVRİM NİTELİĞİNDE GELİŞME
Kongrenin en dikkat çekici sunumunun pankreas kanseri tedavisine ilişkin olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Demirer, uzun yıllardır hedefe yönelik etkili bir tedavi seçeneği bulunmayan bu kanser türünde önemli bir dönüm noktasına ulaşıldığını ifade etti.
Demirer, KRAS G12 ve G13 mutasyonu pozitif olan, daha önce tedavi almış pankreas kanseri hastalarında kullanılan Daraxonrasib isimli ilacın, standart tedavi uygulanan hastalara kıyasla yaşam süresini istatistiksel olarak anlamlı düzeyde artırdığını belirtti.
Pankreas kanserinin ileri evrelerinde hastaların çoğunlukla 6 ay ile 1 yıl arasında yaşamını kaybettiğine dikkat çeken Demirer, yeni ilacın sağladığı sonuçların bilim dünyasında büyük heyecan oluşturduğunu söyledi.
SALON DAKİKALARCA AYAKTA ALKIŞLADI
Daraxonrasib ile ilgili sunumun ardından kongre salonunda bulunan binlerce bilim insanı ve onkoloji uzmanının uzun süre ayakta alkışladığını belirten Prof. Dr. Demirer, bunun pankreas kanseri tedavisinde yaşanan tarihi gelişmenin bir göstergesi olduğunu ifade etti.
Demirer, “Pankreas kanseri uzun yıllardır tedavi seçeneklerinin son derece sınırlı olduğu, agresif seyreden ve ölüm oranı yüksek bir hastalık olarak biliniyor. Daraxonrasib ile elde edilen sonuçlar bu alanda gerçek anlamda devrim niteliğinde bir gelişmedir. Önümüzdeki dönemde metastatik pankreas kanseri tedavisinde bu ilacın önemli bir yer edinmesi bekleniyor” dedi. Dünyanın dört bir yanından uzmanların katıldığı ASCO 2026 Kongresi’nde açıklanan yeni tedavi yöntemlerinin, önümüzdeki yıllarda milyonlarca kanser hastasının yaşam süresini uzatması ve tedavi başarılarını artırması bekleniyor.