enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
43,8712
EURO
51,7244
ALTIN
7.305,86
BIST
13.865,56
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Yozgat
Karla Karışık Yağmurlu
3°C
Yozgat
3°C
Karla Karışık Yağmurlu
Perşembe Karla Karışık Yağmurlu
1°C
Cuma Karla Karışık Yağmurlu
0°C
Cumartesi Karla Karışık Yağmurlu
0°C
Pazar Çok Bulutlu
1°C

“İnsanı insan yapan değerler”

“İnsanı insan yapan değerler”
25.02.2026
A+
A-

İnsan olarak her zaman kendimize yetemiyor ve başkasının yardımını bekliyoruz. Aslında sosyal olma özelliğimiz gereği, insanlarla bir arada olma ve onlarla birçok şeyi paylaşma ihtiyacı duyuyoruz. Bu yüzden de kurallar içinde yaşamak durumundayız. Çünkü toplum hayatı; insanların üzülmemesi, başkalarına haksızlık yapmaması ve düzenli bir hayat yaşaması için kurallara ihtiyaç duyar. Bu kurallar, sosyal hayatı en güzel ve ölçülü hâle getirir. Fakat bu kuralların motamot değil, insani ve ahlaki bir şekilde uygulanması gerekir. Çünkü insan aynı zamanda duygulu ve şuurlu bir varlıktır. Ona hitap edebilmek, onunla bir arada olabilmek belli ölçülere bağlı olarak gerçekleşir. Bu durumda kuralların insani niteliklere uygun olması gerekir. Bunu da sağlayacak olan şey, insanı insan yapan değerlerdir.

İnsan, manevi ve sosyal yönüyle ön plana çıkan bir varlıktır. Diğer varlıklardan farklı olarak neyi, niçin yaptığını bilmeye çalışan ve çeşitli tutum ve davranışlar arasında tercih yaparak hayatı medenileştiren bir özelliğe sahiptir. İnsan bu yüzden hassas bir eğitim ve yetiştirme sürecinden geçerek hayata atılır. Kendini, toplumunu ve Yaratan’ını bilen hiyerarşik bir yapı içerisinde kendi mükemmel özelliğine kavuşur. Çevresindeki her imkânı kullanabilecek bir kabiliyetle hayatı şekillendirir; olayları değiştirebilir. Böyle bir gücün elbette iyi yetişmesi ve faydalı bir ideal ile yaşama tarzı içerisinde hayatını sürdürmesi önemlidir.

İlahi hitaba ve sorumluluğa sahip olan insan, İslam dininde Allah’ın yeryüzündeki vekili olarak açıklanır. Böyle önemli bir vekâlet, onun birçok yönden donanımlı hâle gelmesini gerektirir.

Ahlak, insanın en iyi duygu ve davranışlarla medeni bir hayat yaşaması demektir. Sosyal ve akıl sahibi olan insanın öncelikle ahlaki değerlerle donanması gerekir. Bunun için de ilahi bir çerçevede kimliğini oluşturmasına ihtiyaç vardır. Çünkü beşerî hiçbir anlayış veya sistem, insana tam anlamıyla ahlaki bir kimlik kazandırma imkânına sahip değildir. Bu yüzden insanın yetişmesi sadece bilgiyle değil, ahlaki değerlerle başlayan bir eğitim süreciyle mümkün olabilmektedir.

Ramazan, insana kendi insani ve ahlaki özelliklerini hatırlatan bir “manevi değerlendirme” dönemi olarak açıklanabilir. Hayatın gereksiz ve çirkin yönlerine saplanan veya kendi gerçekliğini unutan insanlara, yeniden kendilerini toparlama ve ilahi varlıkla olan bağlarını tazeleme imkânı veren samimi ve merhametli bir iklim olarak düşünülmelidir. Çünkü insan ruhu, onu ayakta tutan en önemli enerjidir. Ruh ve aklın dengede olması, insanın kendini doğru ve faydalı bir şekilde gerçekleştirebilmesi için gereklidir. İnsan, dünyanın gereksiz ve yanlış yönlerine yönelme eğilimi taşır; bu nedenle ibadet ve ahlak ile kimliğini muhafaza etmesi gerekir. Bu özellik hem kişiliğini ayakta tutabilmesi hem de çevresinde doğru ve hayırlı işler yapabilmesi için gereklidir.

İnsan, tarihî süreç içinde kendi nefsi ve ihtiraslarıyla sürekli yanlış tutum ve yollara düşebilen bir seyir göstermiştir. Bu yüzden Allah, insanları ikaz etmek ve doğru yola yönlendirmek için peygamberler göndermiştir. Çünkü insan “unutmaya mahkûm” bir varlıktır.

Ramazan ve diğer kutsal aylar, bir yıllık yanlış, hatalı ve ölçüsüz tutum ve davranışlarla kirlenen insan ruhunu ve düşüncesini yeniden rehabilite etmek için Allah tarafından bir yardım ve kendine dönüş ortamı olarak sunulmuştur. Çünkü Allah, insana ceza veren değil, ona rahmet eden bir mabuddur. Bu fırsatı ve O’nun bize olan sevgisini hatırımızdan çıkarmadan, O’nun vekilliğinin şuurunda bir hayat yaşamamız gerekmektedir.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.