enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
48,5250
EURO
56,3246
ALTIN
6.784,88
BIST
14.467,25
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Yozgat
Açık
27°C
Yozgat
27°C
Açık
Pazar Açık
28°C
Pazartesi Parçalı Bulutlu
24°C
Salı Çok Bulutlu
22°C
Çarşamba Az Bulutlu
21°C

“İnsan ve zaman..!”

“İnsan ve zaman..!”
12.09.2026
A+
A-

Şura bura ileri geri az çok derken birde baktım ki 60 yaşın kapısına dayandık..

Hazreti Nuh 800 sene yaşadı..

Sordular nasıl geçti ne anladın dünyadan diye

“İki kapılı bir han gibi birinden girdim diğerinden çıktım” dedi..

Zamanın en değerli hazine olduğunu bugünlerde daha çok hissediyorum, anlıyorum..!

Pazartesi hafta başlıyor bugün cuma hafta bitti arkama dönüp bakıyorum faydalı iyi güzel bu hafta ne yaptım nasıl yaşadım diyorum kendime..

Cevap bile veremiyorsun..!

İnsan, hayatın ne olduğunu çoğu zaman onu yaşarken değil, elinden kayıp giderken anlar.

Gençlik yıllarında ömür bitmez tükenmez bir hazine gibi görünür; yıllar geçtikçe o hazinenin her sabah biraz daha eksilen bir kese olduğu fark edilir.

Herakleitos’un dediği gibi aynı nehirde iki kez yıkanılmaz; çünkü ikinci girişte ne nehir aynı nehirdir ne de insan aynı insandır.

Hayat da böyledir; her an bir daha geri gelmemek üzere akar ve bizlere yalnızca o anın içinde durabilme imkânı bırakır.

Bu akışa direnmek beyhude, ona teslim olup savrulmak ise talihsizliktir; marifet, dümeni elde tutarak akıntıyla birlikte yol alabilmektir.

Yaşamak sadece var olmak değil, asıl olarak o akışın içinde kendi rengini suya katabilmektir.

Kimi insan hayatın kıyısında oturup akıp gideni seyreder; kimi ise cesaretle suya girer, ıslanır, üşür, fakat yaşadığını hisseder.

Ömrün tadı, konforun kucağında değil, emeğin, riskin ve muhabbetin harmanında saklıdır.

Bir sofrayı paylaşmak, bir dosta omuz vermek, bir çocuğun kahkahasına ortak olmak; işte hayatın asıl serveti bu küçük görünen büyük anlardır.

Ne yazık ki çağımız, bu anları yaşamayı değil, kaydetmeyi öğretti bizlere.

Manzaraya bakmak yerine fotoğrafını çekiyor, sohbetin tadına varmak yerine mesajlara gömülüyor, hatıra biriktirmek yerine dosya biriktiriyoruz.

Takvimlerimiz dolu, fakat günlerimiz boş; tanıdıklarımız çok, fakat dostlarımız az.

Hız, çağın yeni dini oldu; herkes bir yerlere yetişiyor, fakat pek az kimse kendine yetişebiliyor.

Verimlilik adı altında her saatimizi planlarken, plansız bir ikindi sohbetinin insana kattığı iklimi unuttuk.

Oysa hayat, programlanan değil, karşılaşılan bir şeydir; en kıymetli anlar çoğu zaman hesapta olmayanlardır.

Beklenmedik bir misafir, ansızın yağan bir yağmur, yolda rastlanan eski bir dost; ömür defterinin en güzel sayfaları böyle yazılır.

İnsanın vazifesi, akışı durdurmaya çalışmak değil, o akışın içinde uyanık kalmaktır.

Uyanık kalmak; sevdiklerine vakit ayırmak, kırdığından özür dilemek, ertelediği hayali bugün başlatmak demektir.

Yarın dediğimiz şey, kimseye senet verilmemiş bir ihtimaldir; elimizde olan yegane hakikat, şu an içinde bulunduğumuz demdir.

Nehrin kıyısında seyirci kalmak da suya girip akışa ortak olmak da insanın kendi seçimidir.

Hayat, onu erteleyenlere borcunu ödemez; kapısını yalnızca, her sabah ona yeniden talip olanlara açar.

Selametle

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.