enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
43,4252
EURO
51,9990
ALTIN
7.721,28
BIST
13.808,18
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Yozgat
Az Bulutlu
8°C
Yozgat
8°C
Az Bulutlu
Perşembe Çok Bulutlu
8°C
Cuma Yağmurlu
6°C
Cumartesi Yağmurlu
4°C
Pazar Hafif Yağmurlu
7°C

“Eğitimde başarı, ahlakla bütünleşmelidir”

“Eğitimde başarı, ahlakla bütünleşmelidir”
25.02.2025
A+
A-

Eğitim dendiğinde aklımıza ilk gelen şey, çocukların okullarda aldıkları akademik eğitim ve burada elde ettikleri başarılar oluyor. Fakat eğitim, aslında sadece okulda sınıf ortamında yapılan derslerden ibaret değildir. Gerçek eğitim, çocukların gelişim süreçlerinin temellerinin atıldığı ailede başlar, hatta anne karnında bile bir iz bırakır. Doğumdan sonra ise, çocuklar yalnızca biyolojik olarak değil, ruhsal ve sosyal olarak da büyük bir gelişim sürecine girerler. Bu dönemde zekaları, kişilikleri, sosyal davranışları, olaylara bakış açıları okul öncesi yıllarda şekillenir.

Çocukların ruhsal gelişimi, sosyal hayata bakış açıları, akademik başarılarının çok önünde gelmektedir. Ailede alınan ahlaki eğitim, vicdan gelişimi ve değerler çocukların kişiliğini etkileyen en temel unsurlardır. Günümüzde ise maalesef bu değerler yeterince önemsenmemekte. Televizyonlarda, haberlerde sıklıkla gördüğümüz gibi, suç işleme yaşı giderek düşmekte. Sokakta, parklarda ya da okullarda, 15 yaşındaki bir çocuğun şiddete başvurması, bir insanı ya da bir başka çocuğu öldürmesi, günümüzde çok daha yaygın hale gelmiş durumda. Bu sorunun en önemli sebeplerinden biri de çocukların, televizyon dizilerindeki şiddet ve olumsuz örnekleri, günlük yaşamlarında uygulamaya çalışmalarıdır.

Ahlaki ve vicdani eğitim, akademik eğitimden önce gelmelidir. Çünkü akademik başarılar, insanın yalnızca entelektüel gelişimini ifade eder, ancak ahlaki değerler ve vicdan, bir insanın toplumla uyumlu ve sağlıklı bir şekilde yaşaması için gerekli olan temel taşlardır. Akademik olarak çok başarılı bir insan, eğer ahlaki ve vicdani açıdan zayıfsa, gerçek başarıdan söz edilemez. İyi bir insan yetiştirmek, her şeyden önce doğru değerlerle, insanı insan yapan duygularla, merhametle ve vicdanla büyütmeyi gerektirir.

Çocuklar, anne ve babaları için en kıymetli varlıklardır. Her anne-baba, çocuğu için her türlü fedakarlığı yapmaya hazırdır. Ancak, bizlere düşen en büyük sorumluluk, çocuklarımızı sadece akademik açıdan değil, ahlaki ve vicdani açıdan da doğru şekilde yetiştirmektir. Onlara, bir sokak hayvanına tekme atmak yerine, ona yiyecek vermeyi öğretmeliyiz. Bir ağacın dalını kırmak yerine, onu sulamayı, büyütmeyi öğretmeliyiz. Çocuklarımıza, kavga etmenin, başkasının canını yakmanın kötü bir davranış olduğunu öğretmeliyiz. Yardımseverliği, başkalarının acılarını paylaşıp onlara destek olmayı, insan olmanın en temel gerekliliklerinden biri olarak anlatmalıyız.

Aksi takdirde, ahlaki ve vicdani değerlerden yoksun büyütülen bir çocuk, sokaklarda, pazarda bir diğer çocuğa zarar verebilir, bir aileyi büyük acılar içinde bırakabilir. Bu tür olaylar, yalnızca toplumu değil, tüm insanlığı derinden sarsar. Her aile, çocuğunun eğitimini sadece okula bırakmamalıdır. Okul ve öğretmen, yalnızca akademik eğitimi verir, ancak çocukların karakter gelişimi, ailenin ve toplumun sorumluluğundadır. Aileler, çocuklarının doğru ve yanlışları konusunda sürekli bir takipte olmalı, onların iyi alışkanlıklar edinmelerini sağlamak için özen göstermelidir.

Unutulmamalıdır ki, çocukların doğruları ve yanlışları büyük ölçüde anne ve babalarının eseridir. Bu yüzden çocukların başarısını sahiplenmek kadar, hatalarını da sahiplenmek gereklidir. Hataların ne olduğunu anlamalı, nerede yanlış gittiğini sorgulamalıyız. Mustafa Kemal Atatürk’ün söylediği gibi, ülkemizin gelişmesi için “Fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür nesiller” yetiştirmeliyiz.

Çocuklarımızı sadece okuldaki başarılarına odaklanarak değerlendirmemeliyiz. Onların karakter gelişimi, ahlaki ve vicdani olgunlukları, ülkemizin yarınının şekillenmesinde en büyük rolü oynayacaktır. Ahlaklı, vicdanlı, yardımsever, sorumluluk sahibi ve saygılı nesiller yetiştirmek, bizlerin en önemli görevidir.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.