enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
44,4980
EURO
52,0709
ALTIN
6.789,38
BIST
13.548,99
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Yozgat
Az Bulutlu
12°C
Yozgat
12°C
Az Bulutlu
Salı Parçalı Bulutlu
14°C
Çarşamba Yağmurlu
8°C
Perşembe Çok Bulutlu
6°C
Cuma Yağmurlu
3°C

“Eğitim Raporu”

“Eğitim Raporu”
08.04.2026
A+
A-

Türk Eğitim Derneği Eğitim ve Bilimsel Araştırma Kurulu (veya bazen Eğitim ve Bilimsel Araştırma Merkezi) demektir.
TEDMEM’in 2025 eğitim yılına ilişkin raporu yayınlandı. Bir türlü oturup detaylı okuyacak zaman bulamamıştım, sonunda geçen hafta sonunu buna ayırabildim.

Rapordaki tespitler şöyle:

1. Paranın Yolu: Eğitimde Cüzdan Kimde?
Eğitimin kalbi finansmandır. Rapor diyor ki; devletin eğitime ayırdığı bütçe artıyor gibi görünse de yük giderek velinin omzuna biniyor. Eğer cebinizde paranız varsa çocuğunuz iyi bir eğitim alıyor, yoksa “fırsat eşitliği” sadece bir slogan olarak kalıyor. Okullar arasındaki imkân farkı o kadar açılmış ki, zengin ve yoksul çocuk arasındaki makas, okulun ilk gününde kapanmamak üzere açılıyor.

2. Sınav Var, Öğrenme Yok
Bizim sistemimiz çocuk yetiştirmiyor, “test çözme makinesi” üretiyor. Ölçme ve değerlendirme sistemimiz hâlâ ezbere dayalı. Çocuklar LGS veya YKS için ter döküyor ama hayata atıldıklarında bir sorunu nasıl çözeceklerini, nasıl eleştirel düşüneceklerini bilmiyorlar. Rapordaki en acı bulgulardan biri şu: Sınav başarısı yüksek olan çocuklarımız bile okuduğunu anlama ve yorumlama konusunda dünya ortalamasının gerisinde kalabiliyor.

3. Öğretmenlik Mesleği: İtibar mı, İstihdam mı?
Bir sistemin kalitesi, öğretmeninin kalitesi kadardır. Rapor, öğretmenlik mesleğinin bir “kariyer basamağına” sıkıştırılmasından şikayetçi. Öğretmenlerin motivasyonu düşük, eğitim fakültelerindeki nitelik tartışmalı. Öğretmenleri sadece sınavlarla kategorize etmek, onların sınıftaki heyecanını öldürüyor. Mutsuz öğretmen, meraklı öğrenci yetiştiremez; bu kadar basit.

4. Üniversite Diploması: İşsizliğe Açılan Kapı mı?
Yükseköğretimdeki en büyük sorun “diploma enflasyonu.” Her yere üniversite açtık, kontenjanları doldurduk ama bu mezunlar iş piyasasında karşılık bulamıyor. Gençlerimiz dört yılını (belki daha fazlasını) bir diplomaya harcıyor, sonra da “niteliksiz iş gücü” olarak ortada kalıyor. Rapor, üniversitelerin sadece sayıca değil, nitelik olarak da bir vizyon değişimine ihtiyacı olduğunu haykırıyor.

Sonuç: Ne İstediğimize Karar Vermeliyiz
TEDMEM 2025 Raporu bize şunu söylüyor: Biz hâlâ binanın dış cephesini boyamakla uğraşıyoruz ama temeldeki çatlaklar büyüyor. Çocuklarımızı geleceğin dünyasına mı hazırlayacağız, yoksa onları geçmişin köhne ezberleri arasında mı boğacağız?

Tesadüf, raporu okurken bir tanıdığım aradı. Akrabasının Konya Kulu’da yepyeni yaptırılmış Fen Lisesi’nde yaşadıklarından bahsetti. Okulun yapımına Eski Sağlık Bakanı Fahrettin Koca katkıda bulunmuş, bina pırıl pırıl, her şey son sistem. Ama gel gör ki iş bununla bitmiyor.

Velilerin en büyük şikâyeti öğretmen sirkülasyonu. Bazı öğretmenler derslerde “Ben buraya mecburiyetten geldim. Yakında gideceğim zaten” diyor. Bu da öğrencilere yönelik tavırlarına yansıyormuş. Öğrencilerin öğretmenlerle tam ilişki kuramadığı şikâyeti var. Okulun müdürü uzun süre imamlık yapmış, sonradan öğretmenliğe geçmiş. Olabilir. Ama veliler çocukları için en iyisini istiyor, bu nedenle müdürün formasyonu konusunda endişeli.

Okullar, öğrencilerin korkmadan sorular sorduğu, deneye yanıla öğrendiği yerler olmalı. 13 yaşında bir öğrencinin derste sorduğu sorular garipsenmiş, o nedenle çocuğun adı ateist çıkmış. Velisi okula çağırılmış: “Çocuğunuz ateist olduğunu söylüyor, cuma namazına gitmiyor, rock müzik dinliyor, satanist olabilir” gibi şeyler söylenmiş. Veli, ne bilsin, çocuğu apar topar okuldan almış.

Okulda yaşanan ne varsa raporda başlık başlık var. Demek ki sorunları görmemek için gerçekten bakmamak gerekiyor.

Selametle

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.