Türkiye’de 2026-2027 eğitim-öğretim yılı, artan okul masraflarının gölgesinde başladı. TÜİK’in Ağustos verilerine göre eğitim hizmetlerinde yıllık enflasyon yüzde 53,44 olurken, bu oran genel enflasyonun oldukça üzerinde gerçekleşti.
Eğitim-İş’in araştırmasına göre öğrencilerin okul başlangıç maliyeti, kırtasiye ve kıyafet giderlerinin yanı sıra servis ücretleriyle birlikte 81 bin liraya kadar çıkıyor. Bu tutar, 28 bin 75 liralık net asgari ücretin yaklaşık 3 katına denk geliyor.
Devlet okulunda eğitim gören bir öğrencinin yıllık masrafları da dikkat çekici seviyelere ulaştı. Yapılan hesaplamalara göre ilkokul öğrencisinin yıllık gideri 70 bin 500 ila 110 bin 500 lira, lise öğrencisinin yıllık eğitim maliyeti ise 84 bin ila 155 bin lira arasında değişiyor.
Velilerin bütçesini en fazla zorlayan kalemler arasında servis, beslenme, kıyafet ve kırtasiye giderleri bulunuyor. Uzmanlar ve eğitim sendikaları, özellikle dar gelirli ailelerin yükünün azaltılması için okullarda öğrencilere en az bir öğün ücretsiz yemek ve temiz içme suyu sağlanması çağrısında bulunuyor. Milli Eğitim Bakanlığı ise devlet okullarında kayıt parası veya zorunlu bağış alınmasının yasak olduğunu, ücretsiz ders kitaplarının öğrencilere ulaştırıldığını belirtiyor.