YURT Eğitim Sen Genel Başkanı Hakan Çeliksoy, ilkokul öğrencilerine verilen resmi eğitim belgelerinden Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün çıkarılmasına sert tepki gösterdi. Çeliksoy, söz konusu uygulamanın eğitim anlayışı, hukuki düzenlemeler ve toplumsal değerlerle bağdaşmadığını vurguladı.

Milli Eğitim Bakanlığı’nın yeni müfredat kapsamında uygulamaya koyduğu değerlendirme sistemine dikkat çeken Çeliksoy, 2025–2026 Eğitim-Öğretim Yılı yarıyıl tatilinde ilkokul 3. ve 4. sınıf öğrencilerine Atatürk görseli bulunan klasik karnelerin verilmeye devam ettiğini, ancak 1. ve 2. sınıf öğrencilerine karne yerine düzenlenen “Öğrenci Gelişim Raporu”nda Atatürk’e yer verilmediğini belirtti. Bu durumun hem sendika hem de kamuoyu nezdinde haklı bir rahatsızlık yarattığını ifade etti.
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın başlangıç hükümleri ile 1739 sayılı Milli Eğitim Temel Kanunu’nun, Türk Milli Eğitiminin Atatürk ilke ve inkılapları doğrultusunda yürütülmesini açıkça hükme bağladığını hatırlatan Çeliksoy, “Atatürk’ün çocuklarımızın ilk resmi eğitim belgelerinden dışlanması anayasal ruhla ve Milli Eğitimin temel amaçlarıyla çelişmektedir” dedi.
Karnelerin yalnızca akademik değerlendirme aracı olmadığını, aynı zamanda Cumhuriyet bilinci, Atatürk sevgisi ve İstiklal Marşıyla çocukların kimlik gelişimine katkı sunan sembolik belgeler olduğunu dile getiren Çeliksoy, “Öğrenci Gelişim Raporu”nda Atatürk’e yer verilmemesinin pedagojik bir zorunlulukla açıklanamayacağını kaydetti.
Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün çağdaş eğitimin, bilimin ve aydınlık yarınların simgesi olduğunu vurgulayan Çeliksoy, “Bütün ümidim gençliktedir” sözünü hatırlatarak, çocukların ve gençlerin Cumhuriyetin geleceği olduğunu söyledi. Açıklamasında Milli Eğitim Bakanlığı’na çağrıda bulunan Çeliksoy, öğrenci gelişim raporları dâhil olmak üzere tüm resmi eğitim belgelerinde Atatürk’ün birleştirici ve yol gösterici kimliğine hak ettiği şekilde yer verilmesini istedi. Çeliksoy, “Atatürk’ün izinde çocuklarımıza umut, güven ve aydınlık bir gelecek sunmak hepimizin ortak tarihsel, hukuki ve vicdani sorumluluğudur” ifadelerini kullandı.