enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
43,0256
EURO
50,4837
ALTIN
6.083,54
BIST
11.420,90
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Yozgat
Parçalı Bulutlu
-5°C
Yozgat
-5°C
Parçalı Bulutlu
Cumartesi Az Bulutlu
-1°C
Pazar Az Bulutlu
4°C
Pazartesi Çok Bulutlu
5°C
Salı Açık
5°C

“Taşı gediğine koymak”

“Taşı gediğine koymak”
02.01.2026
A+
A-

Ünlülerin sözleri de zamanla ün kazanır. Çünkü onlar iyi düşünen, hazırcevap oluşlarıyla taşı gediğine koyan insanlardır. Bu tarz söz söylemek; nezaket sanatını kullanarak sözün altında kalmamaktır.

Bir gün Üstat Mehmet Âkif’e bir genç, küçümsemek amacıyla;
“Sen baytar mısın?” diye sorunca, Üstat şu cevabı verir:
“Evet, bir yerin mi ağrıyor?”
(Şair, “Sen hayvan mısın?” demek istemektedir.)

Üstada, işgüzarın biri şu soruyu sorar:
“İstiklal Marşı’nı bir daha yazsanız nasıl olur?”

Üstat hasta yatağından doğrularak:
“Allah bir daha bu millete İstiklal Marşı yazdırmasın!” cevabını verirken şu noktaya dikkat çekmek ister:
“Bu marş öyle durup dururken ya da zevk için yazılmış değildir. Milletin içinde bulunduğu felakete, zor koşullara ve çaresizliğe rağmen umudunu kaybetmeden kahramanlık örneği göstererek yurduna sahip çıkmasının destanıdır. Bir zorunluluktan doğmuştur.”

Şaire Berlin’den dönerken sorarlar;
“Berlin’de ne var, ne yok Üstat?”

Şair şu müthiş cevabı verir;
“Gördüğüm şu: “ Onların işleri dinimiz gibi sağlam, dinleri ise işlerimiz gibi çürük!”

Necip Fazıl’a Nazım Hikmet;
“Sen alçaksın!” der.
O da şöyle cevap verir:
“Sen de çukursun!”

Üstat Necip Fazıl Kısakürek, bir konferanstan sonra onu dinleyen profesörlerden birinin
“Sen daha önce bugünkünden farklı konuşurdun. Hatta o şiirlerin ezberimdedir. Ama şimdi din, Allah, peygamber diyorsun.” sözlerine şu cevabı verir: “Benim geçmişim bir çöplüktür ve çöplükleri ancak köpekler kurcalar.”

Nazım Hikmet ile Necip Fazıl Ramazan ayında yolculuk yaparlar. Necip Fazıl oruçludur, Nazım Hikmet ise değildir. Nazım, Necip Fazıl’la alay etmek için yol kenarındaki bir ineği işaret ederek;
“Şu zavallıya bak, oruç tuta tuta ne hale gelmiş!” der.
Necip Fazıl cevabı yapıştırır; “Sen bilmiyor musun, hayvanlar oruç tutmazlar!”

Kulakları büyük olan Galileo’ya düşmanlarından biri;
“Efendim, kulaklarınız bir insan için biraz büyük değil mi?” diye sorar.
Galileo şu cevabı verir: “Doğru, benim kulaklarım bir insan için biraz büyük; ama seninkiler bir eşek için fazla küçük sayılmaz mı?”

Şair Nef’î şöyle der:

“Bana kâfir demiş müftü efendi,
Tutalım ben diyem ona Müslüman!
Vardıkta yarın rûz-ı cezaya,
İkimiz de çıkarız onda yalan!”

(Bu dizelerde, ahirette müftünün yalancı çıkmasının, şairin kâfir olmadığını; şairin yalancı çıkmasının ise müftünün kâfir olduğunu göstereceği anlatılır.)

Bir başka dörtlüğünde ise:

“Tahir Efendi bana kelp demiş,
İltifatı bu sözde zâhirdir;
Mâlikî mezhebim benim zira,
İtikadımca kelp tâhirdir.”

(Burada da Nef’î, hazırcevaplığın güzel bir örneğini verir. Tahir Efendi bana köpek demiştir; oysa benim mezhebime göre köpek temizdir. Yani ima yoluyla Tahir adlı müftüyü hedef alır.)

Ünlü politikacılardan merhum Osman Bölükbaşı, İnönü ile aynı uçakta yolculuk yapmaktadır. İnönü’nün torunu:
“Dede, bu parayı aşağıdaki çocuklara atsam ne olur?” diye sorar.
Bölükbaşı araya girerek; “Parayı atsan bir çocuk sevinir, dedeni at ki bütün Türkiye sevinsin!”
der ve İnönü ile olan geçimsizliğini esprili ama sert bir şekilde dile getirir.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.