enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
49,9422
EURO
55,7635
ALTIN
6.222,90
BIST
10.759,56
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Yozgat
Hafif Yağmurlu
13°C
Yozgat
13°C
Hafif Yağmurlu
Pazar Az Bulutlu
14°C
Pazartesi Çok Bulutlu
15°C
Salı Az Bulutlu
16°C
Çarşamba Hafif Yağmurlu
13°C

“Sözler niyetle anlam kazanır”

“Sözler niyetle anlam kazanır”
31.10.2026
A+
A-

Bazı aynalar vardır; insanın yüzünü değil, niyetini gösterir. Ama o aynaların karşısına geçmek cesaret ister. Çünkü orada makyaj tutmaz, poz verilmez, filtre çalışmaz.

Zaman tuhaf bir dönemden geçiyor. Herkes konuşuyor. Herkes ölçüyor, biçiyor, hüküm veriyor. Bir masa etrafında oturan beş kişiden altısı stratejist, yedisi finans uzmanı, sekizi karakter analisti kesiliyor. Lakin kimse kendi defterini açmıyor. Çünkü kendi defteri sessizdir; alkış istemez ama hesap ister.

Bir insanın en zor yaptığı şey, kendi terazisini kurmaktır. Niyet teraziyle tartılmaz tesiriyle ölçülür.Başkasının terazisiyle tartmak kolaydır. O terazide ağırlık hep karşı taraftadır. Oysa gerçek adalet, önce kendi omzundaki yükü görmeyi gerektirir. Kendini tartmayanın başkasını tartması, terazinin ayarını bozmak gibidir; sonuç çıkar ama hakikat çıkmaz.

Dostluk dediğimiz şey de böyledir. Dostluk, kalabalık önünde omuz omuza görünmek değil; yoklukta da aynı hizayı koruyabilmektir. Bir dostu, başka bir ortamın rüzgârına göre şekillendirmek; aslında kendi pusulasının bozuk olduğunu ilan etmektir. Fakat bu ilan çoğu zaman çok kibar yapılır. Cümleler düzgündür, ton sakindir, yüz gülüyordur. Sadece kalbin yönü değişmiştir.

Bazen bir sohbet, masum bir çay eşliğinde başlar; kelimeler hafif, ses tonu yumuşaktır. Fakat cümlelerin arasına görünmez bir toz karışır. Adı konmaz, ama herkes bilir. İnsan, kendi eksikliğini örtmek için başkasının hikâyesini süsleyerek anlatır. Oysa her eklenen ayrıntı, aslında anlatanın iç dünyasından bir parçadır.

İnsanın kendini en çok ele verdiği yer, başkasını anlatırken seçtiği kelimelerdir. Çünkü insan başkasını anlatırken aslında kendi bakış açısını ifşa eder. Başkasının eksik gördüğü yerler, çoğu zaman kendi korkularının izdüşümüdür. Bir duvarda gördüğümüz çatlak bazen kendi içimizdeki sarsıntının yankısıdır.

İş dünyasında da bu böyledir, mahallenin sohbetinde de. Gürültü arttıkça kalite artmıyor. Tam tersine, sağlam olan susarak büyüyor. Gerçek güç, başkasını küçülterek değil; kendi alanını derinleştirerek ortaya çıkar. Yüksek sesle eleştirmek, yüksek bir konum anlamına gelmez. Bazen sadece iç boşluğun yankısıdır.

Asıl mesele şu: İnsan kendi muhasebesini yapmadan başkasının bilançosunu okumaya kalktığında, satırları yanlış yerden başlar. Oysa her bilançonun en üstünde görünmeyen bir kalem vardır: niyet.

Niyet temizse söz ağır olmaz. Niyet bulanıksa cümle ne kadar zarif olursa olsun bir yerden sızar.

Bu çağın en büyük ihtiyacı daha fazla konuşmak değil; daha fazla içe bakmaktır. Çünkü dışarıdaki kavga çoğu zaman içerideki eksikliği örtmek için çıkarılır. İnsan önce kendi odasını toplarsa, başkasının dağınıklığı gözüne bu kadar batmaz.

Ve şunu unutmamak gerekir: İnsan, en çok sakladığı yerden görünür olur. Hakikat acele etmez. Ama mutlaka ortaya çıkar.

Selametle

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.