enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
48,6377
EURO
56,1839
ALTIN
6.739,37
BIST
13.892,30
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Yozgat
Az Bulutlu
22°C
Yozgat
22°C
Az Bulutlu
Çarşamba Parçalı Bulutlu
22°C
Perşembe Hafif Yağmurlu
19°C
Cuma Hafif Yağmurlu
17°C
Cumartesi Parçalı Bulutlu
19°C

“Pişmanlık ve keşkeler arasında bir ömür….!”

“Pişmanlık ve keşkeler arasında bir ömür….!”
15.09.2026
A+
A-

İnsan, düşünme, değerlendirme ve karar verme yetisine sahip bir varlıktır. Bu özelliği sayesinde doğru ile yanlışı ayırt edebilmekte ve yaptığı tercihlerle hayatına yön verebilmektedir.

  Ne var ki insan, zaman zaman tercihlerinde hata yapabilmekte; kimi zaman farkında olmadan, kimi zaman da bilerek veya istemeyerek yanlış davranışlarda bulunabilmektedir. Dolayısıyla da insanların, yaptıkları hatalar karşısındaki tutumları, birbirinden farklı olmaktadır. Nitekim kimi insan, yanlışlarının farkına vardığında vicdanî bir rahatsızlık duymakta, kendileriyle yüzleşmekte ve hatalarını telafi etmeye çalışmakta; kimi insan, hatalarını önemsememekte ve yanlışlarını meşrulaştırmaya çalışmakta; kimi insan da haya duygusunu kaybettiği için herhangi bir pişmanlık duymamaktadır.

Zira pişmanlık, insanın yaptığı hata veya işlediği yanlışlar yahut günahlar sebebiyle iç dünyasında duyduğu rahatsızlığı, kendisini sorgulamasını ve mümkün olduğu ölçüde hatasını düzeltme iradesini ve çabasını ifade eder. Diğer bir deyişle pişmanlık, insanın vicdanının sesine kulak vermesi ve kendisini hesaba çekebilmesidir. Bu yönüyle pişmanlık, yalnızca geçmişe yönelik bir üzüntü ve hüzün değildir; aynı zamanda insanın geleceğini yeniden inşa etmesine imkân sağlayan ahlâkî bir bilinç hâlidir.

Ne var ki her pişmanlık aynı değerde değildir. Bazı pişmanlıklar insanı olgunlaştırır, hatalarından ders çıkarmasını sağlar ve onu daha doğru tercihlere yönlendirirken, bazı pişmanlıklar da insanı geçmişine hapsederek sürekli bir suçluluk duygusu içinde bırakmakta ve  ümitsizliğe sürüklemektedir. Bu nedenle insanın, duyduğu pişmanlığı kendisini değiştiren ve dönüşümünü sağlayan bir fırsat kapısı olarak değerlendirmesi isabetli bir davranış olacaktır.

Zira böyle bir davranış, insana yeni fırsat kapıları aralayacak ve samimi tövbenin de temelini oluşturacaktır. Zira samimi tövbe, yalnızca sözle ifade edilen bir özür değildir; aynı zamanda yanlışın farkına varmayı, ondan vazgeçmeyi ve yeniden doğruya yönelmeyi gösteren bir kılavuzdur.

Zira bu durum, geçmişi değiştirmese de geçmişten ders alarak geleceği değiştirmeyi mümkün kılmaktadır. Buna karşılık bazı insanların hayatlarını sürekli “Ah, keşke”lerle tükettikleri; yapamadıklarını, kaybettiklerini ve kaçırdıkları fırsatları düşünmekten bir türlü bugüne gelemedikleri ve karamsarlığa sürüklendikleri de görülmektedir.

 Nitekim gençliğinde eğitimini ihmal eden bir kişi, arkadaşlarının önemli başarılara ulaştığını gördüğünde, “Keşke zamanımı boşa harcamasaydım.” diye hayıflanmakta; anne ve babasına yeterince zaman ayırmayan bir evlat, onları kaybettikten sonra, “Keşke biraz daha yanlarında olsaydım.” diyerek derin bir üzüntü yaşayabilmekte; sağlığının kıymetini bilmeyen insan da ciddi bir hastalıkla karşılaştığında, “Keşke bedenime daha iyi baksaydım.” demekten kendini alamamakta ve derin bir pişmanlık duymaktadır.

İnsan, çoğu zaman elindeyken kıymetini bilmediği şeylerin değerini kaybettikten sonra anlayabilmekte ve geriye dönüp “Keşke daha farklı yaşasaydım.” diyebilmektedir. Bu bakımdan “keşke”, yalnızca yapılan bir yanlışın değil, çoğu zaman farkına varılmadan tüketilmiş bir hayatın da ifadesi olabilmektedir.Çünkü pişmanlık, geçmişe dönük bir muhasebedir; tövbe ise geleceğe açılan bir kapı. İlki, insanı yaptığı yanlışla yüzleştirirken ikincisi, aynı hataya yeniden düşmemek üzere iradesini harekete geçirir. Bu nedenle pişmanlık, çoğu zaman tek başına insanı geçmişin ağırlığı altında bırakabiliyorken, tövbeyle birleştiğinde ise onu yeni bir başlangıca taşıyabilmektedir.  Bu nedenle olgun insan, “keşke”lerini bir yük olarak değil, birer ders olarak görür. Yaşadığı her pişmanlık, onun için aynı yanlışa bir daha düşmemek üzere edinilmiş bir tecrübedir. O, yalnızca “Keşke bunu yapmasaydım.” demekle yetinmez; “Bir daha yapmayacağım ve bunu telafi edeceğim.” diyebilecek bir iradeyi de ortaya koyar. Çünkü gerçek pişmanlık, insanı geçmişe mahkûm eden değil, geleceğini değiştirmeye yönelten pişmanlıktır. Son pişmanlık ise artık hiçbir şeyi değiştiremeyen pişmanlıktır.Selametle…..

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.