Anayasa Mahkemesi (AYM), noterlerin hafta sonu ve resmi tatil günlerinde görev yapmasına ilişkin önemli bir karara imza attı. Resmi Gazete’de yayımlanan kararla, Noterlik Kanunu’nda yer alan ve noterlerin çalışma usul ve esaslarının yönetmelikle belirlenmesini öngören hüküm Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edildi. Kararın yürürlüğe giriş tarihi ise kamu hizmetlerinde aksama yaşanmaması amacıyla 9 ay sonrasına bırakıldı.
“TEMEL HAKLAR YÖNETMELİKLE DÜZENLENEMEZ”
Yüksek Mahkeme, kararında çalışanların dinlenme hakkının Anayasa ile güvence altına alınmış temel bir hak olduğuna dikkat çekti. Hafta sonu ve resmi tatillerde çalışma gibi çalışma hayatını doğrudan etkileyen düzenlemelerin yönetmelik yerine kanunla yapılması gerektiğini vurgulayan AYM, noterlerin hem serbest meslek mensubu hem de kamu hizmeti sunan kişiler olması nedeniyle çalışma esaslarının açık ve net şekilde yasayla belirlenmesi gerektiğine hükmetti.
MEVCUT UYGULAMA ŞİMDİLİK DEVAM EDECEK
Kararın hemen yürürlüğe girmeyecek olması nedeniyle vatandaşların noter hizmetlerinde kısa vadede herhangi bir değişiklikle karşılaşmayacağı belirtildi. Ev, araç ve diğer noter işlemleri mevcut uygulama kapsamında devam edecek.
AYM’nin iptal kararının Resmi Gazete’de yayımlanmasının ardından başlayan 9 aylık sürede Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin (TBMM), noterlerin hafta sonu ve resmi tatillerde çalışma esaslarını yeniden düzenleyen yeni bir yasal düzenleme hazırlaması bekleniyor.
EV VE ARAÇ ALIM SATIMI ETKİLENMEYECEK
Karar, özellikle ev ve araç alım satımı gibi noter işlemlerini yakından takip eden vatandaşlar arasında merak konusu oldu. Ancak mevcut uygulama, iptal kararının yürürlüğe gireceği tarihe kadar kesintisiz devam edeceğinden, noterlerde gerçekleştirilen alım satım işlemlerinde şu an için herhangi bir değişiklik yaşanmayacak.
Yeni sistemin nasıl şekilleneceği ise TBMM tarafından hazırlanacak yasal düzenleme ile netleşecek.
CEZA DAVALARINA İLİŞKİN DÜZENLEME DE İPTAL EDİLDİ
Anayasa Mahkemesi aynı kararda ceza yargılamalarını ilgilendiren önemli bir hükmü de iptal etti. Buna göre, sanığın adresine tebligat yapılamadığı durumlarda yalnızca avukatına yapılan bildirimin yeterli sayılmasını öngören düzenleme Anayasa’ya aykırı bulundu.
Mahkeme, adil yargılanma ve savunma hakkının etkin şekilde kullanılabilmesi için sanığın mümkün olduğunca doğrudan bilgilendirilmesi gerektiğini belirterek, savunma hakkının bizzat kullanılmasının anayasal güvence altında olduğunun altını çizdi. AYM’nin verdiği kararların, hem noterlik hizmetlerinin yasal çerçevesinin yeniden şekillendirilmesi hem de ceza yargılamalarında bireysel hak ve özgürlüklerin güçlendirilmesi açısından önemli bir dönüm noktası olması bekleniyor.