enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
48,4338
EURO
56,3447
ALTIN
6.843,41
BIST
14.108,84
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Yozgat
Açık
23°C
Yozgat
23°C
Açık
Pazar Açık
25°C
Pazartesi Parçalı Bulutlu
20°C
Salı Parçalı Bulutlu
19°C
Çarşamba Açık
21°C

“Nereye gidiyoruz?”

“Nereye gidiyoruz?”
07.09.2026
A+
A-

Yozgat’ta yaşı 60 ve üzerinde olanlar, 80’li ve 90’lı yılları rahatlıkla hatırlayabilirler. Başta aile hayatımız olmak üzere, her birimizin özel hayatı dâhil, Allah’ın emri üzerine veya toplumun genel ahlak değerlerine uygun yaşama mecburiyeti anlayışıyla hayatımızı idame ettirirdik.

Siyasette, ticarette, akrabalık ilişkilerimizde, düğünümüzde, cenazemizde ölçümüz vardı.

Peki, şimdi nasıl?

Nasıl yaşayıp neye inanıyoruz?

Hayatımızın merkezinde ne veya neler var?

Bir anket şirketi çok dikkat çekici bir araştırma yaptı. İşte sonuçları:

MAK Danışmanlık şirketi tarafından 23 il ve 154 ilçede yüz yüze yapılan anket, aslında toplumdaki çürümüşlüğü apaçık ortaya koymuş. Ankete katılanların durumu şöyle:

%14’ü Allah’a inanmıyor.

%25’i meleklere inanmıyor.

%24’ü Kur’an-ı Kerim’e inanmıyor.

%37’si Peygamberimize inanmıyor.

%45’i kadere inanmıyor.

%78’i namaz kılmıyor.

%27’si öldükten sonra dirileceğine ve hesaba çekileceğine inanmıyor.

%55’i Ramazan ayında dahi oruç tutmuyor.

%59’u selamlaşırken “Selamünaleyküm” demiyor.

%20’si dua bile etmiyor.

%43’ü hiç camiye gitmemiş.

%75’i eğitim almak için hiçbir Kur’an kursuna gitmemiş.

%74’ü okumasını biliyor ama evindeki Kur’an-ı Kerim’i okumuyor.

%68’i Kur’an-ı Kerim’i Arapça olarak okuyamıyor.

%83’ü Kur’an-ı Kerim’in Türkçe mealini hiç okumamış.

%77’si Peygamberimizin hayatını hiç okumamış.

%70’i dini (İslam) ile ilgili bilgileri öğrenmek için okumuyor.

%85’i Cennet’e gideceği kesin olsa bile Cennet’e gitmek için ölmeyi düşünmüyor.

%46’sı halifelik istemiyor.

%10’u günah işlediğini biliyor ve pişman bile olmuyor.

%35’i gusül abdesti almıyor veya bilmiyor.

Ve yine geçen haftanın en ilginç olaylarından birisi de Ankara’da yapılan bir uygulama oldu.

Keçiören Belediyesi’nde görevli 213 personelin kan ve saç örnekleri alınmış, 171’inde uyuşturucu izlerine rastlanmış. Sadece 42 kişi temiz çıkmış.

Daha, psikolojik sorunları sebebiyle ilaç kullananlar buna dâhil değil. Alkol kullananların birçoğu da buna dâhil değil.

Şuna bakın: Keçiören’in nüfusu 1 milyona yakın. Keçiören İlçe Belediyesi’nde işçi, memur, norm kadro ve taşeronda çalışan; işçi ve memur toplamında yaklaşık 4 bin 500 kişi görev yapıyor.

Önümde, merkez ilçe nüfusu 100 bin civarında, il nüfusu ise 600 bin civarında olan bir il belediyesinde 1.000’e yakın personel var.

Nasıl oluyor bu?

Bu çarpıklığın, rüşvetin, torpilin çalışanlar ve şehir sakinleri üzerinde psikolojik bir baskısının, sebep olduğu bir stres var.

Şimdi asıl sorun şu:

Baştaki kamuoyu araştırması mı bu felakete zemin hazırlıyor, bu ahlaksızlık ve yozlaşma mı bu sonucu doğuruyor?

Şunu görelim: Bu sonuç; sağ-sol, Alevi-Sünni, okumuş-okumamış, Türk-Kürt, doğusu, batısı, kuzeyi ve güneyi ile bütün ülkeyi kapsıyor.

Hatta yozlaşma; okumuş, gelir düzeyi daha yüksek, siyasetten nemalanan çevrelerde daha fazla.

Hakikaten, yukarıda önemine binaen yazdığım veriler insanı dehşete düşürecek nitelikte.

Nereye gidiyoruz?

Ekonomik rahatlıktan mıdır?

Sosyal çürümüşlük müdür?

Özentiden midir?

Kısaca hepimiz şunu bilelim:

Bir insanda iman, ahlak ve haya olmazsa ne kendisine, ne ailesine ne de vatanına hiçbir faydası dokunmaz.

Elbette ümitsiz değilim.

Elbette dizlerime vura vura dövünecek hâlim yok!

Bugünleri, bu durumları bilelim; teşhisini, tespitini yapalım.

Sonra da hem devlet olarak hem millet olarak çözümüne bakalım.

Selametle…

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.