Yozgat’ın Başıbüyüklü Köyü’nde 20 yıl önce hobi amacıyla başlayan sebze yetiştiriciliği, Kılıç ailesinin emeğiyle adeta aile işletmesine dönüştü. Talebin artmasıyla ekim alanını genişleten aile, yetiştirdiği domates, salatalık, biber, bamya, fasulye, patlıcan ve kabak gibi ürünleri aracısız şekilde tüketiciyle buluşturuyor.

Yozgat merkeze bağlı Başıbüyüklü Köyü’nde tarımla uğraşan Kılıç ailesi, yıllar önce kendi ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla kurduğu sebze bahçesini gelen yoğun talepler üzerine büyüttü.
Doğu Anadolu illerini batı bölgelerine bağlayan uluslararası E-88 Karayolu kenarında bulunan bahçede üretim yapan aile, artan maliyetler ve aracıların düşük fiyat teklifleri karşısında farklı bir yöntem geliştirdi. Ürünlerini aracılara vermek yerine aile fertleriyle birlikte tarlada çalışan Kılıç ailesi, yetiştirdikleri sebzeleri doğrudan tüketiciye ulaştırıyor.
TARLADAN SOFRAYA DAHA UYGUN FİYAT
Piyasada kilogramı yaklaşık 80-100 lira arasında satılan bazı sebzeler, Kılıç ailesinin bahçesinde tüketiciye 50-60 lira seviyesinden ulaşıyor.
Karayolundan geçen vatandaşlar da bahçeye uğrayarak ihtiyaç duydukları sebzeleri doğrudan tarladan satın alıyor. Dileyen vatandaşlar ürünlerini kendileri toplarken, isteyenlere ise ürünler aile tarafından hazırlanarak teslim ediliyor.
Aracısız satış sayesinde hem üretici emeğinin karşılığını almaya çalışıyor hem de tüketici daha uygun fiyata taze ürün satın alma imkanı buluyor.
“ARACIYA VERMEDEN GÜZEL GELİR ELDE EDİYORUZ”
Aile fertlerinden Alican Kılıç, bu yıl yağışların da etkisiyle verimli bir sezon geçirdiklerini belirterek, ürünleri kendilerinin sattığını söyledi.
Kılıç, “Geçen sene mahsul azdı. Bu sene yağmur, bereketten dolayı çok fazla ürün alıyoruz. Sıkıntı yok. Organik tarım. Kendimiz satış yapıyoruz. Aracıya vermeden güzel gelir elde ediyoruz. Aracı bizden yarı fiyatına almak istiyor. Biz de her gün kendimiz satarak merkezde ürünümüzü hizmete sunuyoruz.” dedi.
Karayolundan geçen vatandaşların da bahçeye uğradığını anlatan Kılıç, “İsterse kendi topluyor, ister hazır bir şekilde elimizde mevcut. Kiloyla satabiliyoruz.” ifadelerini kullandı.
“20 YILDIR ORGANİK TARIM YAPIYORUZ”
Kılıç ailesinden Neslihan Kılıç ise sebze yetiştiriciliğine 20 yıl önce hobi amacıyla başladıklarını belirterek, talebin artmasıyla üretim alanlarını genişlettiklerini söyledi.
Kılıç, “Hobi amaçlı bu işe başladık. Talep çoğalınca biraz daha bahçemizi büyüttük, ekim alanımızı büyüttük. Ondan sonra çevremiz çok yoğunlaştı, istedi. Kendileri geliyor, topluyor. Çok memnunlar. Organik tarım yapmaktayız. 20 yıldır yapıyoruz.” diye konuştu.
Bahçede Yozgat’ın iklimine uygun çok sayıda sebze yetiştirdiklerini ifade eden Kılıç, “Domates, salatalık, biber, bamya, fasulye, patlıcan, kabak, Yozgat’a uygun olan sebzelerimizin hepsini yetiştirmekteyiz. Piyasada fiyatlar 80 ile 100 arası ama bizim o kadar maliyetlerimiz yüksek değil. Tarlada 50 liraya veriyoruz.” dedi.
“ÜRÜN GÜZEL AMA FİYATLAR UCUZ”
Tarlada çocukları, torunları ve gelinleriyle birlikte çalışan Ahizer Kılıç da üretimin bereketli olduğunu ancak ürünlerin istenilen fiyata satılamamasından yakındı.
Ahizer Kılıç, “Ürün çok güzel, iyi de fiyatlar ucuz. Çocuk 50’den satıyor. ‘Almıyorlar’ diyor çocuk, mecbur satıyor. Fasulye de iyi, verimli. Çocuklar 50’ye satıyor, piyasada 80 liraymış. Ucuza alıyorlar bizden, pahalı satıyorlar.” ifadelerini kullandı.
HEM ÜRETİCİ HEM TÜKETİCİ KAZANIYOR
Kılıç ailesinin Başıbüyüklü Köyü’nde sürdürdüğü üretim, “tarladan sofraya” doğrudan satışın dikkat çekici örneklerinden biri olarak öne çıkıyor.
Aile fertlerinin imece usulü çalışarak yetiştirdiği ürünler, herhangi bir aracı olmadan doğrudan vatandaşla buluşuyor. Özellikle yol güzergahından geçen vatandaşların bahçeye uğrayarak ürünlerini kendilerinin toplaması ise üretici ile tüketiciyi doğrudan buluşturan farklı bir alışveriş deneyimi sunuyor. Kılıç ailesi, sezon boyunca taze ve doğal sebzeleri uygun fiyatlarla tüketiciye ulaştırmaya devam ediyor.