Farkında mısınız bilmiyorum, mazisi nice kadirşinaslıklarla, hürmet ve ahlaki seciyelerle dolu bu necip millet günden güne çürüyor. Bizi biz yapan değerler, bizzat bizim evlatlarımız tarafından ayaklar altına alınıyor. Ahlak ve maneviyat namına dibe vurmuş vaziyetteyiz. Çok mübalağa ettiğimi düşünenler, akşam haberlerine, kadın ve realite programlarındaki olaylara geriye dönük bir göz atsınlar. Hatta gelin birlikte bakalım.
Öz ailesi tarafından katledilen Narin..Evlatları tarafından balkondan atılan Güllü… Kayınvalidesi ile aşk yaşadığı söylenen Cuma… Canlarımızı emanet ettiğimiz hastanelerde doktorların, hemşirelerin katlettiği yeni doğan bebekler… Adli emanetten çalınan kilolarca altın, gümüş… 14 yaşında pazarda hiç yüzünden katledilen Ahmet Minguzzi… Uyuşturucu partileri ile anılan meşhurlar… Konya’da camide uygunsuz kıyafet ve dans hareketleri ile müzikli paylaşım yaparak bütün mukaddesatı ayaklar altına alan o kız… Bolu’da hiçbir yangın tedbiri olmadığı için otelde cayır cayır 34 kişinin ölümüne sebep olanların, kendi arabalarını yangın yerinden uzaklaştırma gayretleri… Marmaray’da sırf başörtüsü taktı diye bir kadını linç etmek isteyen herif… Turiste 10 kat fazla fiyat çeken taksiciler…
Çiğ eti pişmiş ete takarak hazırlanan dönerden yüzlerce insanı zehirleyenler… Hayrına Cuma namazı çıkışı domuz eti dağıtanlar… Aldığı fiyatın beş katına ürün satan düzenbaz esnaf… Bütün okullarda feryat figan haline gelen akran zorbalıkları… Öğretmeni sınıfta ortaya alıp köçek gibi oynatan kanı bozuk nesil… Çocuk yaşlara kadar ve her mahallede ulaşılabilir hale gelen uyuşturucu rezaleti… Gençlerin istikbalini çalan kumar ve bahis kıskacı… Sahte diploma şebekeleri… Esnafı haraca bağlayan çeteler…
Çocuk yaşta beline tabanca takıp, internetten iş arayan tetikçiler… Sosyal medyada para karşılığı orasını burasını açarak canlı yayın yapan kepazeler… Müdahale edenlerin terslenip linç edildiği, toplu taşımada, parklarda, meydanlarda sevişenler… Hırsızlık yaparken güvenlik kamerasına el sallayan hırsızlar… Kendini polis, asker savcı diye tanıtarak zavallı yaşlıların bankadaki birikmişlerini çalan dolandırıcı şebekeleri… Trafikte kural ihlali yaparak diğerlerinin canını tehlikeye attığı için uyarılan ve bu uyarı sebebiyle mahcup olup özür dilemesi gerekirken, kendisini uyaranlara saldıran trafik magandaları… Kiracısına birden 10 kat kira artışı yapan ev sahipleri… Ev sahibinin oturma ihtiyacı olduğunu bildiği halde evden çıkmak için 10 kira bedeli hava parası isteyen kiracılar…
Mahalle arasından son sen müzik açarak, abart egzozla arabayı bağırta bağırta geçen araç sürücüleri… Toplu taşıma araçlarında fütursuzca ayaklarını koltuklara uzatan saygısızlar… Kimseden çekinmeden sokak ortasında küfürlü kelimelerle bağıra bağıra konuşup şakalaşan gençler… Kendisi de camiye namaz kılmaya geldiği halde, namazı devam edenlerin huşusunu bozacağını düşünmeden ve umarsızca bağıra bağıra telefonla konuşmaya devam eden sorumsuz cemaat… Camideki imam odasına eskort sipariş eden imam…
Hafızlık icazet merasimi diye abartılı salonlarda, varaklı koltuklarda, konfetili, dumanlı, müzikli, düğün gibi kutlama yapan şuursuzlar… Kur’an ve sünnetten bihaber, sürekli keramet masalları anlatarak mürit çevresini ve bu sayede menfaat ağını genişleten sahte şeyler, hocalar, dini fenomenler…
Hayali ihracat rekoru kıran kalantor iş adamları… Derin siyasi ve bürokratik bağlantılarını menfaate çevirenler… Bu sayede ormanları, yeşil alanları, kıyı kenar çizgilerini, tarım alanlarını imara açarak milyonlarca rant sağlayan ahlaksızlar… Bu bağlantılar sayesinde, eski vakıf metrukalarını, hanlarını, binalarını emsallerinin onda birine kiralayıp çıkar sağlayan harami müteahhit, bürokrat ve siyasiler… daha neler neler…
İnsanımız bencillikten, saygısızlıktan, sevgisizlikten, ahlaksızlıktan, uyuşturucudan, kapitalist ve maddiyat odaklı ideallerden kurtarılmalı; birbirini seven, sayan, vatan ve millet uğruna hedefleri olan fertler haline getirilmeli.
Aksi halde, tarih boyunca bu topraklar üzerinde hesapları olanlar, elini kolunu sallayarak gelip bizleri yatak odamızdan alıp götürürler; ah u vah etmeye fırsatımız bile olmaz. Hafizanallah…