enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
45,5963
EURO
52,9968
ALTIN
6.632,19
BIST
14.035,02
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Yozgat
Çok Bulutlu
16°C
Yozgat
16°C
Çok Bulutlu
Çarşamba Yağmurlu
15°C
Perşembe Hafif Yağmurlu
14°C
Cuma Hafif Yağmurlu
17°C
Cumartesi Yağmurlu
14°C

“Algı krallıkları çöküyor”

“Algı krallıkları çöküyor”
20.05.2026
A+
A-

Dijital çağın görünmeyen savaşları artık yalnızca sosyal medyada değil, insanların itibarı, emeği ve geleceği üzerinde de ağır izler bırakıyor. Gerçeğin yerini algının, liyakatin yerini ise organize dijital operasyonların almaya başladığı bir dönemde; sahte etkileşimlerle büyütülen sanal krallıkların ardındaki kirli düzen giderek daha net ortaya çıkıyor.

Yozgat’ta elinde telefonu olan herkes, çok kolayca istediği makama, istediği insana; önünü sonunu düşünmeden, helal haram demeden, doğrusuna yanlışına bakmadan saldırıyor.

Uzun süredir bu işleri iyi bildiğine inandığım bir beyefendinin peşindeydim. Bilgi almak, bazı hesapların hangi kinlerin ürünü olduğunu öğrenmek istiyordum.

Dün bu amacıma ulaştım. Sosyal medya dünyasının derinliklerine vakıf bir dostumla bir araya geldim.

Anlattıklarını dinledikçe, modern zamanın “dijital giyotinleri” karşısında küçük dilimi yutacak duruma geldim. Meğer Yozgat siyasi kulislerinden iş dünyasına kadar uzanan o parıltılı koridorlarda ne kirli işler dönüyormuş.

Piyasada “itibarlı” diye bilinen, vitrini süslü bazı isimlerin; rakip gördükleri liyakatli insanları yönetim katlarından tasfiye etmek için nasıl film fırıldak işlere tenezzül ettiğini duyunca hem şaşırdım hem de derin bir üzüntü duydum.

İnsan ilişkileri, dijital bir pusu kurma sanatına mı dönüştü?

Birini sevmeyebilirsiniz, vizyonunuz uyuşmayabilir; ancak bir insanı ekmeğinden etmek, itibarını sosyal medya algısıyla yerle bir etmek hangi vicdana sığar?

Liyakat, Savunma Hattıdır

Her zaman savunduğum bir gerçeği tekrar etmekte fayda görüyorum.

Bir kurumda, siyasette, şirkette veya toplulukta yönetici koltuğu; o işin mutfağından gelen, liyakatli insanlara teslim edilmelidir.

Çünkü liyakatin olmadığı yerde koltuğu korumanın tek yolu “algı yönetimi” hâline gelir. İş üretemeyenler, yalan ve iftira üretmeye başlar. O koltukları altında tutabilmek için dağıtılan milyonlarca liralık reklam bütçeleri, aslında birer “itibar suikastı” fonuna dönüşmüş durumda.

Yazıktır, günahtır.

Şimdilik bu karanlık dosyanın kapağını burada kapatalım; ama bilin ki o gayya kuyusu çok derin ve çok kirli.

Bu kirli savaşların beslendiği ana damar ise kontrolsüz bir sosyal medya pazarıdır.

Kökü dışarıda olan sosyal medya platformları, zaten kısıtlı olan yerli reklam pastamızın neredeyse yüzde 75’ini adeta yutup götürüyor. Sonrası malum; parayla alınan sahte takipçiler, bot hesaplar üzerinden şişirilen etkileşim rakamları ve manipüle edilmiş veriler…

Bugün dijital dünyada karşımıza çıkan verilerin çoğu, maalesef üzerinde oynanmış birer illüzyondan ibaret. Dedikodunun, çarpıtmanın ve manipülasyonun merkezi hâline gelen bu mecralar; gerçekte etki güçleri çok zayıf olmasına rağmen, sanal rakamlarla kendilerini dev aynasında gösteriyorlar.

Hâlâ bu işin profesyonelleri şu konuda hemfikir: Konvansiyonel medyanın güvenilirliği, dijitalin kaosuyla kıyas kabul etmez.

Kontrolden geçen haberler, süzülen görüntüler ve gerçek uzmanların görüşleri; doğru bilgiye ulaşmak için hâlâ en sağlam kalemizdir. Gerisi ise çoğu zaman “tık” uğruna satılan yalan dolanlardan ibaret.

Gazetelerin, özellikle de yazar kadrosuyla ve ilkeli duruşuyla Yeni Ufuk ve Yozgat Haber gazetelerinin bu süreçteki performansının gerçekten takdire şayan olduğunu söylemeliyim. Kamuoyu, dezenformasyon yağmuru altında ıslanmamak için hâlâ geleneksel medyanın saçakları altına sığınıyor.

Sosyal medya reklamlarına kanıp mağdur olanların hikâyelerini her gün dinliyoruz.

Toplumsal bir “kazıklanma” sarmalına girmemek için bu mecraların ışıltılı ama içi boş vaatlerine karşı uyanık olmalıyız.

Şahsen ben, doğruluğu teyit edilmemiş hiçbir dijital rüzgâra yelken açmıyorum.

Yazımın başında bahsettiğim; sosyal medya yalanlarıyla dürüst insanları koltuğundan etmeye çalışan sahtekârlarla, milleti sanal vaatlerle kandıran reklam avcıları aslında aynı familyanın üyeleridir. İkisi de liyakatin değil, algının peşindedir. İkisi de liyakati değil, algıyı kutsar.

Unutmayın; algılarla kurulan krallıklar, hakikat güneşini gördüğü ilk saniyede eriyip gider.

Selametle.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.