enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
47,2338
EURO
53,8538
ALTIN
6.149,06
BIST
14.077,67
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Yozgat
Az Bulutlu
28°C
Yozgat
28°C
Az Bulutlu
Çarşamba Açık
28°C
Perşembe Parçalı Bulutlu
28°C
Cuma Az Bulutlu
27°C
Cumartesi Hafif Yağmurlu
23°C

“AK Parti’de yeni nesil siyasetçiler (2)”

“AK Parti’de yeni nesil siyasetçiler (2)”
23.07.2026
A+
A-

Siyasette zaman zaman öne çıkan isimler, yalnızca üstlendikleri görevlerle değil; temsil ettikleri anlayış, ortaya koydukları performans ve teşkilatlar üzerindeki etkileriyle de dikkat çeker.

AK Parti içerisinde Adalet Bakanı Sayın Akın Gürlek beyefendi ile ilgili; temsil, bilgi, birikim, cesaret, tecrübe, yöntem, sistematik ve metodolojik olarak yapıp ettikleri, uyguladığı yönetim anlayışı bakımından sessiz, sakin ama ciddi bir beğeni ve takdir oluştuğunu gözlemliyorum.

Sayın Akın Gürlek, yargı camiası içerisinde binde bir mesabesinde, farklı ve son derece kabiliyetli bir insan.

Bulunduğu makamın yaptığı işlerin sebep-sonuç ilişkileri bakımından siyasi sonuçlarını bilen, gören, anlayan ve buna göre adımlar atan cesur bir yürek.

Göreve geldiği günden itibaren AK Parti siyasetine şekil veren, öncülük eden bir bakanlık anlayışı sergiliyor.

Bunu sadece hukukçu kimliğiyle anlamak ve açıklamak elbette mümkün değil.

AK Parti siyasi tarihini ve yönetim anlayışını yakından takip eden, belirli dönemlerde yönetim sorumluluğu üstlenmiş birisi olarak; Adalet Bakanımızı AK Parti camiasında ilk önce bilen, tanıyan, ondaki cevheri gören, “Hah, işte aradığım adamı buldum. Bununla yola gidilir, sır paylaşılır. Tam bir görev adamı. AK Parti misyonu ve vizyonuyla birebir örtüşür.” diyerek en yakın çalışma ekibine alan kim diye şöyle bir araştırma yaptım. Bir de ne göreyim!

Gördüğüme inanamadım, duyduklarıma da…

Adalet Bakanlığı döneminde Sayın Gürlek Bey’i tabiri caizse keşfeden kim mi?

Hani televizyonlarda final cümlesi kurulurken reklama gidiyorlar ya…

Benim de araya reklam alacak hâlim yok. O zaman sizi yormayayım.

O isim Sayın Bekir Bozdağ.

Evet, evet… Yanlış duymadınız.

Sayın Bekir Bozdağ!

Her zaman, her platformda karşımdakinin siyasi makamına, mevkiine ve mülahazalarına bakmadan, her durumda Sayın Bekir Bozdağ ile ilgili olumlu düşüncelerimi büyük bir cesaretle dile getiriyorum. Bunu zaten biliyorsunuz.

Beyefendiye, kendi çalışma arkadaşları içerisinde Sayın Akın Gürlek Bey’in olması gerektiği teklifini götüren, kendisini ikna eden ve arkasına siyasi ve manevi olarak kefalet koyan da Bekir Bey.

Tabii bu konunun doğruluğunu kendi özel ilişkilerim vasıtasıyla tespit ettikten sonra taşlar yerine oturdu.

Bekir Bey’e olan sevgimin ve hayranlığımın boşuna olmadığını gördünüz mü?

Büyük lider, siyasi deha olan Tayyip Bey’in çekirdek kadrosunda yer alan Bekir Bey gibi birisi olmasa, sadece kürsüden gelen bir hâkimin ya da savcının böylesine bir performans göstermesi elbette kolay olmazdı.

Anlatmak istediğimi tek cümleye sığdıracak olursam şunu yazarım:

“Tayyip Bey’in büyüklüğü ve liderliği, en yakın dava arkadaşlarına duyduğu güvenden geliyor.”

Bekir Bey bu güveni hiçbir zaman boşa çıkarmadı.

Öyle olmasa AK Parti 25 yıllık bu siyasi serüveni yakalayamazdı.

Sayın Akın Gürlek Bey’in son günlerde kamuoyunu yakından ilgilendiren çalışmalarından örnekler vermem gerekirse;

Ahbaplar suç örgütü soruşturması, sanıldığının çok ötesinde önemi haiz, son derece kritik bir soruşturma.

Suç örgütü liderine 30 yıl boyunca farklı roller verildiği gözlemleniyor.

Rock şarkıcısı…

Marjinal solcu, komünist…

PKK’lı…

Atatürkçü…

Ulusalcı…

Yardımsever…

Güvenilir…

Kendisine biçilen tüm bu rolleri oynarken, kişiliğinin ayrılmaz bir parçası olan özelliği onu hiç bırakmadı:

Hep dolandırdı.

Zaten kendisine biçilen farklı rolleri ustaca oynamak ancak usta bir dolandırıcının işi olabilirdi.

O da bıkmadan, usanmadan dolandırdı. Çoluk çocuk, yaşlı, kadın demeden kul hakkı yedi; insanları kullandı, kadınları istismar etti, yuvaları dağıttı, hanelere ateş düşürdü.

Buraya kadar kendisini farklı bir algıyla sunup bundan menfaat elde eden sıradan bir dolandırıcıdan mı bahsettik?

Tabii ki sorunun cevabı hayır.

Bu dolandırıcıyı başarılı şekilde bu formlara sokup halkın vitrinine koyan ve 2023 yılında Time dergisinin “Dünyanın En Etkili 100 İnsanı” listesine sokan kurumsal ve sistemli bir yapı var.

Bu kadar farklı rol, algı çalışması, toplumsal manipülasyon ve PR gücü akıllara tek bir örgütü getiriyor. Tahminimiz de doğru çıkacak.

Haluk Levent bir FETÖ projesidir.

FETÖ tarafından parlatılmış, farklı ideolojik kitlelere sembolik idol olarak sunulmuş, kolektif bilinçaltına devlete alternatif bir lider olarak pazarlanmış bir proje ile karşı karşıyayız.

Ahbaplar suç örgütünün faaliyetlerine baktığımızda öne çıkan isimlerin hikâyeleri de oldukça ilginç.

Mesela Ece Güner…

Avukat olarak mesleğe başladığı gün, o dönem dünyanın en zengin kişilerinden biri olan Adnan Kaşıkçı’nın avukatı olmuş.

Sonra kariyer basamaklarını adeta yüzer yüzer atlayarak uluslararası dünyanın aranan sembol isimlerinden biri hâline gelmiş, farklı siyasi partilerde kritik roller üstlenmiş, dünya liberal sol çevrelerinin temsilcisi olmuş.

Ama gün gelmiş, Haluk Levent diye bir dolandırıcıya inanıp milyonlarca doları sorgusuz sualsiz kendisine vermiş.

Profiller ilginç…

Hikâyeleri ise ondan da ilginç ve inandırıcılıktan uzak.

Tüm bunlar, bu profil çalışmaları ve algı oyunları FETÖ terör örgütünün “renklendirme” denilen stratejisinden ibarettir.

FETÖ’ye yönelik operasyonlarda örgüt üyeleri tarafından verilen ifadeler ve ele geçirilen belgelerde ortaya konan bu strateji; örgüt üyelerinin farklı kişilikler, ideolojiler ve sosyal statülerle değişik grup ve kurumlara sızmasını ifade ediyor.

Bu stratejinin en önemli unsuru ise örgüt üyelerini sanat, spor, edebiyat ve siyaset gibi alanlarda vitrine koyarak güvenilir ve halkın desteğini alan profiller oluşturmaktır.

Bir dolandırıcıyı Time dergisinin “En Etkili 100” listesine sokan strateji işte budur.

Bu listeye Haluk Levent’in girmesi için terörist Enes Kanter’in lobi faaliyeti yürüttüğü birçok kişi tarafından biliniyor.

Hain terör örgütü, en güvenilmez kişileri parlatıp Türkiye’ye lider diye sunuyor.

Tek örneği de Haluk Levent değil.

Ama şu bir gerçek ki;

Akın Gürlek bu ülkenin Adalet Bakanı olmasaydı, daha çok dolandırıcıyı ve hırsızı toplum lideri diye sahnede izlemeye devam edecektik.

Bir kez daha teşekkürler Akın Gürlek.

SAVCILARIMIZ ÇALIŞIYOR, GELECEĞİMİZİ KURTARIYOR

Adalet atılımı hızla devam ediyor.

İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen çalışmalarda, 7258 sayılı Futbol ve Diğer Spor Müsabakalarında Bahis ve Şans Oyunları Düzenlenmesi Hakkında Kanun’a muhalefet ile Türk Ceza Kanunu’nun 220’nci maddesinde düzenlenen suç işlemek amacıyla örgüt kurma suçlarından işlem başlatıldı ve birçok şüpheli delillerle birlikte yakalandı.

Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığı, uyuşturucu tacirlerine karşı kapsamlı bir operasyon düzenleyerek kilolarca uyuşturucu madde ele geçirdi.

Gülistan Doku dosyasında alınan yeni tanık ifadeleriyle olayın aydınlatılması yolunda önemli adımlar atıldı.

Bunlar sadece dün kaydedilen gelişmeler.

Savcılarımız durmuyor.

Kumara, uyuşturucuya ve sapkınlığa savaş açıyor.

Gençliğin bu zehirlerle karanlığa gömülmesini engellemek için çalışmalarını sürdürüyor.

Selametle…

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.