enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
48,0206
EURO
56,1267
ALTIN
7.107,39
BIST
14.514,82
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Yozgat
Açık
29°C
Yozgat
29°C
Açık
Pazar Parçalı Bulutlu
31°C
Pazartesi Açık
27°C
Salı Parçalı Bulutlu
27°C
Çarşamba Açık
28°C

“Eceli gelmiş köpek cami duvarına…”

“Eceli gelmiş köpek cami duvarına…”
22.08.2026
A+
A-

Bu söz Yozgat’ta çok kullanılır. Yerinde ve zamanında kullanıldığında da cuk diye oturur.

İsrail şu anda tam böyle bir cümleyi hak ediyor.

Eninde sonunda Türkiye ile İsrail arasındaki bu gerginlik, askeri ve siyasi bir sonuca ulaşacaktır.

İsrail Hava Kuvvetleri, İdlib’in doğu kırsalındaki Ebu Zuhur Askeri Havaalanı’nın pistlerini vurdu. Türkiye sınırına yaklaşık 70 kilometre mesafedeki bu saldırı, ilk bakışta İsrail’in Suriye’de gerçekleştirdiği yeni bir askeri operasyon olarak görülebilir.

Ancak hedefin niteliğine baktığımızda karşımıza çok farklı bir tablo çıkıyor. Çünkü Ebu Zuhur, bugün Suriye Hava Kuvvetleri’nin aktif şekilde kullandığı bir hava üssü değil.

O hâlde İsrail, boş bir havaalanının boş pistlerini neden vurdu?

Askeri açıdan bir hedefe saldırıyorsanız karşı tarafın harp gücünü kırmayı amaçlarsınız. Uçaklarını yerde imha edersiniz. Radarlarını vurursunuz. Hava savunma sistemlerini susturursunuz. Komuta-kontrol merkezlerini ortadan kaldırırsınız. Mühimmat depolarını veya birliklerini hedef alırsınız.

Böylece karşı tarafın savaşma kapasitesini azaltırsınız.

Peki, Ebu Zuhur’da ne oldu?

Boş pistler vuruldu.

Suriye’nin hangi harp kabiliyeti ortadan kaldırıldı?

Hiçbiri.

Üstelik havaalanı pistleri vurulduğunda sonsuza kadar kullanılamaz hâle gelmez. Askeri mühendislik imkânları, özel betonlar ve hızlı pist onarım yöntemleri sayesinde oluşan kraterler kısa süre içerisinde kapatılabilir. Uygun şartlarda ağır hasar gören bir pist dahi kısa sürede yeniden kullanılabilir hâle getirilebilir.

Dolayısıyla Ebu Zuhur saldırısını yalnızca askeri gerekçelerle açıklamaya çalışmak bizi doğru sonuca götürmez.

Asıl mesele siyasette…

Netanyahu yönetimi hem içeride hem de bölgede giderek artan bir baskıyla karşı karşıya. İran, Gazze, Lübnan ve Suriye başlıklarının her biri, 27 Ekim’de yapılacak seçimlerde İsrail Başbakanı için ciddi risk oluşturuyor.

Geçmişte Şam’daki stratejik hedeflere ve devlet kurumlarına kadar uzanan saldırılar gerçekleştiren İsrail’in bugün gelip atıl durumdaki bir havaalanının pistlerini vurması bu nedenle dikkat çekici.

Burada seçimleri kaybetme korkusuyla İsrail kamuoyuna verilmek istenen mesaj şu:

“Ben hâlâ güçlüyüm. İstersem Suriye’yi vurabilirim.”

Ancak askeri açıdan bakıldığında görüntü bunun tam tersini de söylüyor.

Çünkü gerçek askeri hedefler yerine boş pistlerin seçilmesi, İsrail’in Suriye’deki hareket alanının eskisi kadar geniş olmadığının işareti olarak okunabilir.

Burada Türkiye faktörü devreye giriyor.

2011’de başlayan iç savaşın ardından Suriye’nin askeri yapısı parçalandı. Eski rejimin çöküşüyle birlikte ortaya çıkan yeni dönemde ise düzenli ordunun yeniden kurulması ve merkezi devlet otoritesinin ülke genelinde güçlendirilmesi süreci başladı.

Türkiye bu süreçte önemli bir rol üstleniyor.

Ankara’nın Suriye ile geliştirdiği askeri iş birliğinin temel hedeflerinden biri, paramiliter yapılardan düzenli ordu sistemine geçişin sağlanmasıdır.

İsrail açısından stratejik mesele de tam olarak burada başlıyor.

Çünkü bugün boş olan Ebu Zuhur, yarın boş olmayabilir. Bugün uçak bulunmayan hangarlarda yarın Suriye savaş uçakları konuşlanabilir. Radarlar kurulabilir. Hava savunma sistemleri yerleştirilebilir ve havaalanı yeniden operasyonel hâle getirilebilir.

İşte İsrail’in esas rahatsızlığı, bugünkü Suriye’den çok yarının Suriye’sidir.

TÜRKİYE’YE VERİLEN MESAJ TUTAR MI?

Saldırının Ankara’ya yönelik dolaylı mesajı şu: “Suriye’nin askeri olarak güçlenmesine destek vermeyin.”

Ancak birkaç bombanın Türkiye’nin Suriye stratejisini değiştirmesi mümkün görünmüyor.

Türkiye açısından mesele birkaç havaalanından ibaret değil. Ankara’nın stratejik hedefi; merkezi otoritesi güçlü, sınırlarını kontrol edebilen, düzenli ordusu bulunan ve devlet kurumları çalışan bir Suriye’nin ortaya çıkmasıdır.

Netanyahu’nun Türkiye ile kontrollü bir gerilim oluşturarak yeni bir kriz alanı yaratmak, böylece hem ABD’nin hem de uluslararası kamuoyunun dikkatini farklı bir cepheye çekmek istemesi de bu yüzden önem taşıyor.

Sonuçta bomba piste düştü ama hedef pist değildi.

Bu, askeri araçlarla gerçekleştirilen politik bir saldırıdır.

Ve Ebu Zuhur’daki boş pistlere düşen bombalar, belki de İsrail’in ne kadar güçlü olduğunu değil, bölgede hareket alanının ne kadar daraldığını gösteriyor.

Selametle…

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.