“Terörsüz Türkiye Yasası” Yozgat’ta Cumhur İttifakı tarafından vatandaşa iyi anlatılmalıdır. “Efradını cami, ağyarını mani” biçimde hem de…
Caddede, sokakta Yozgatlı bu yasayı “Apo’ya özgürlük” şeklinde anlıyor, algılıyor. Yozgat bu konuda yay gibi gerilmiş durumda, benden söylemesi…
Yasa Meclis’ten çıkmadan yapılması gereken kamuoyu aydınlatma ve bilgilendirmesi yapılmadığı için şimdi deveyi kuyruğundan çevirmek zorundasınız.
12 madde nedir, içinde neler var, kimleri kapsıyor? Yasanın sebep-sonuç ilişkileri, hedefi ve maksadı iyice anlatılmalıdır.
Fısıltı gazetesi kulaktan kulağa Cumhur İttifakı aleyhine tezvirat yapıyor…
Eskiler derler ki: “Söylediği sözden çekinmeyen, duyacağı laftan gocunmayacak.”
Yine eskiler derler ki: “Attığınız taş, ürküttüğünüz kurbağaya değsin.”
Yoksa…
Yoksası şudur!
“Zaman her şeyin ilacı” derler de bazı şeyler de zamana bırakılmaya gelmez.
“Demir tavında dövülür” diye kadim bir sözümüz var…
Terörsüz Türkiye sürecinde en önemli eşik aşıldı.
Rekor bir oyla Meclis’ten geçen ve geniş bir mutabakatla kabul edilen yasanın uygulamasında sıra.
Uygulama konusu tamamen yetkili kurumların inisiyatifinde.
“Şartlar olgunlaşmaz, verilen sözler yerine getirilmezse uygulanmayabilir.” uyarısı olsa da kritik eşik aşılmış oldu.
Şimdi gelelim asıl mevzuya;
Demirin tavında dövülmesinden bahsetmiştik.
Milletvekillerinin yoğun kabulüyle gerçekleşmiş olsa da bu yasa…
Milletin kafasındaki şüpheleri giderecek bir mekanizma işletilmeli.
Muhalefetten “evet” oyu kullananların bile aleyhte propaganda yaptığını düşünürsek, süreci yönetenlerin işi bir hayli zor.
“Eli kanlı teröristler, askerimizin, polisimizin şehit edilmesinden birinci derecede sorumlu olanlar affedilmeyecek.” denilse de…
“Hiçbir örgüt elebaşı bu yasadan yararlanmayacak.” denilse de…
“Öcalan’ın konumuyla ilgili herhangi bir madde yok.” denilse de…
Olaya şehitlerimizin kanı üzerinden bakan iyi niyetli insanlar bulunmakta.
O iyi niyetli insanların sadece niyeti iyi, hiçbirinin soruna çözüm önerisi yok.
“Terörle pazarlık yapılmadı.” deseniz de “Terörle pazarlık yapılmaz, terörün kafasına sıkılır.” deyip tüm kapıları kapatıyorlar.
Zafer Partilileri, İYİ Partilileri kastetmiyorum.
Yeni Partili “Hayırcıları” da kastetmiyorum.
Onlar, Altılı Masa’da DEM Parti’nin olduğunu bile bile Altılı Masa’ya destek verip, kapalı kapılar ardında DEM Partililerle kahkahalar eşliğinde konuşup Terörsüz Türkiye Yasası’na karşı çıkan ikiyüzlü, ucube tipler.
Özellikle İçişleri Bakanlığına ve İletişim Başkanlığına büyük görev düşüyor.
Anadolu’nun iyi niyetli insanlarının ikna edilmesi, onlara sürecin anlatılması gerekiyor.
Karşı çıkanlar haksız da olsa “iyi niyetliler” diyelim.
Devletin bu kardeşlik projesine âsilik kemikleşirse, yumuşatmak zor, hatta imkânsız olur.
Gazetecilerden tutun da televizyonculara, sosyal medya fenomenlerine kadar bu konu hakkında pozitif fikir beyan eden insanlara ihtiyaç var.
Bakın, geçtiğimiz günlerde Cumhurbaşkanımız şehit aileleriyle bir araya gelerek bu konuda öncülük etmiş oldu.
Sosyal medyada konuyla ilgili paylaşımlara yapılan “olumsuz yorumların” yüzde 10’u iyi niyetli insanlardan oluşuyor. Onları kazanmak zorundayız.
Bu yasanın Meclis’ten rekor oyla geçmesine kimler üzüldü, onlara bakalım:
İsrail üzüldü, FETÖ üzüldü, terörden maddi ve manevi anlamda nemalananlar, terör olmasa iki kelime konuşamayacak olanlar üzüldü.
Aslında bu bile ortada sorun olmadığını gösteriyor ama gel de anlat…
Binanın yapılması zordur, yıkılması çok kolay.
Allah korusun!
Selametle..!