enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
46,4792
EURO
52,9698
ALTIN
6.160,29
BIST
14.578,03
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Yozgat
Parçalı Bulutlu
21°C
Yozgat
21°C
Parçalı Bulutlu
Salı Parçalı Bulutlu
21°C
Çarşamba Açık
24°C
Perşembe Açık
24°C
Cuma Parçalı Bulutlu
24°C

“İran süreci doğru yönetti”

“İran süreci doğru yönetti”
23.06.2026
A+
A-

İsrail ve Amerika arasındaki menfaat üzerine kurulmuş dostluklar büyük yara aldı. Bu iki ülke dünyanın başına bela oldular, olmaya da devam edecekler anlaşılan.

İngilizlere atfedilen bir sözdür: “Köpek kuyruğunu sallıyorsa sorun yok; kuyruk köpeği sallıyorsa bir sorun vardır.”

ABD ve bazı Avrupa ülkeleri ile İsrail arasındaki ilişki, tam olarak böyle bir bağlama oturuyor. Düz mantıkla bakılırsa, ABD ve Avrupa ülkelerinin hacmine, kalibresine kıyasla İsrail, ancak “köpeğin kuyruğu” mesabesindedir.

Eğer bir şey sallanacaksa, bunun İsrail olması gerekir. Statüsü ister “vekil terör örgütü” isterse “uydu devlet” olsun, cüssesine kıyasla olması gereken yer orasıdır.

Oysa bugüne kadarki saha gerçekliği, olması gerekenin tersine işaret ediyordu. ABD ve Almanya başta olmak üzere birçok Batılı büyük devletin lider kadrosu, Siyonist çete tarafından bir şekilde kafese alınmış, tepe tepe kullanılıyor. Yani kuyruk köpeği sallıyor.

İsrail adlı yapı, kuruluşundan bugüne kadar sahada karşımıza çıkan gerçeklik budur. Bilhassa üçüncü yılını doldurmasına az bir zaman kalan Gazze’deki soykırım karşısında, “büyük devlet” kabul edilen ABD ve diğerlerinin sergilediği “üç maymun” tavrı, kuyruğun köpeği salladığını gösteriyor.

Elin kaşığıyla pilava dalmak

İsrail, Batılı büyüklerin askerî, siyasî ve ekonomik gücünü hoyratça kullanarak kendisine menfaat devşirdi. Önüne gelene saldırdı. Kuduz köpek gibi önüne geleni kaptı; huysuz eşek gibi arkasına geleni tepti.

İşin tuhaf yanı, ülkelerinin gücünü Siyonist yapıların kullanımına tahsis eden büyük devletler, çoğu zaman millî çıkarlarına aykırı olduğu hâlde bu absürt duruma izin verdiler.

Acaba arkasında ABD ve öteki emperyalistlerin her türlü desteği olmasaydı, İsrail, bırakın İran’a saldırmayı, Gazze’deki insanlık suçlarına imza atabilir miydi?

Daha açık söyleyelim: Kuduz köpek gibi her tarafa saldıran bir İsrail, başta Türkiye olmak üzere etrafındaki Müslüman ülkeler tarafından bir haftada etkisiz hâle getirilmez miydi?

Evet, şimdiye kadar kuyruk köpeği salladı. Köpek de bundan rahatsız olmadı. Lakin deniz bitti.

Trump yönetiminin İran ile bir ateşkes mutabakatı noktasına gelmesi, İsrail yönetimini fevkalade rahatsız ediyor. Geride bıraktığımız aylar içerisinde ABD ne zaman İran’la sulh sağlamaya çalışsa, İsrail hep son dakikada süreci sabote etti.

Netanyahu, Gazze’deki süreci başlattığından bu yana yanılmıyorsam ABD’yi 8 kez ziyaret etti. İddia odur ki, Netanyahu’nun ziyaretlerine ABD’deki Siyonist lobinin elebaşları da eşlik etti.

Dananın kuyruğu kopuyor

Tercüme edersek; koskoca ABD Başkanı, devlet görünümlü bir yapı ve yancıları tarafından ablukaya alındı.

Anılan görüşmelerde Başkan Trump, Netanyahu’ya “usulünce” ayar verdi. Kimi zaman Netanyahu’nun gözlerinin içine baka baka, Başkan Erdoğan’ın ne kadar güçlü ve akıllı bir lider olduğunu anlattı.

Bazen de Netanyahu’ya çok öfkelenen Trump’ın kendisine ağır sözler sarf ettiği, medyaya sızdırıldı.

ABD’nin, 100 küsur gündür devam eden savaşı noktalamak amacıyla İran’la bir şekilde mutabakat sağlaması, galiba dananın kuyruğunu kopardı.

Siyonist yapı, İran’la olan savaşın bitirilmesi ihtimali karşısında çılgına dönmüş gibi. ABD adına müzakereleri yürüten Başkan Yardımcısı J.D. Vance’i neredeyse çarmıha germeye çalışıyor. Hatta hızını alamayıp müzakerelere nezaret eden Steve Witkoff ve Jared Kushner gibi isimleri bile “ihanetle” suçluyor.

İsrail’in ABD’ye karşı hadsiz çıkışları karşısında, Başkan Trump ve yardımcısı Vance’in verdiği karşılıklar, bir anlamda Netanyahu ve çetesi için “kapak” niteliğinde oldu.

Galiba çete için deniz bitti

Trump’ın “Ben olmasaydım bugün İsrail yok olmuştu…” minvalindeki sözleri, Siyonist kesimin pek de duymaya alışkın olmadığı bir tondaydı. Tıpkı Başkan Erdoğan’ın “One minute” çıkışı gibi.

Vance’in, “Donald Trump şu anda İsrail’e sempati duyan tek devlet başkanıdır. Ben olsaydım geriye kalan tek güçlü müttefikime saldırmazdım…” sözleri ise İsrail’e çizilen kalın bir çizgi oldu.

Özetlemek gerekirse; ABD, İsrail’e “Benim gücümü kullandığın yeter. İran’la savaşmak istiyorsan seni tutmayayım. Haddini bil, altında yürüdüğün arabanın gölgesini kendi gölgen sanma…” demektedir.

Başlangıçtaki teşbihe dönersek; galiba işler tersine dönüyor. Gelecek günlerde kuyruğun “sahibini” değil, sahibin “kuyruğu” salladığını görmemiz kuvvetle muhtemeldir.

Bir adım sonrasında, Siyonist yapının yeni bir yıkılış ve sürgün sürecine gireceğini tahmin etmek bir kehanet değil, tarihî süreçleri doğru okumaktır.

Selametle.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.