Bayramın ikinci günü içtiğim sade Türk kahvesinin etkisiyle olsa gerek, kafamdan geçen aklıma gelen “deli soruları” ve cevaplarını siz değerli okurlarımla paylaşmak istedim.
Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin içinde bulunduğu, buram buram barut ve savaş kokan bu ağır ortamda en büyük şansımız; Türkiye’nin çelik kubbesi savunma sisteminin merkezî dirayeti ve güçlü duruşuyla Sayın Recep Tayyip Erdoğan’dır.
Dünyanın içinden geçtiği ağır ekonomik şartlar içerisinde, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin rotasını, yolunu ve kerteriz noktasını şaşırmadan dengeli ve istikrarlı bir şekilde ilerlemesinin en önemli gücü ve başarısı yine Recep Tayyip Erdoğan’dır.
Ülkemizdeki siyasi mücadelenin, siyasi şartların 25 yıllık iktidarında hâlâ siyasetin merkezinde bulunan AK Parti’nin büyük bir umut ve beklentinin kaynağı olmasının yegâne sebebi Recep Tayyip Erdoğan’dır.
Selçuklulardan başlayıp Osmanlı İmparatorluğu ile devam eden ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti ile taçlanan Türk örf, adet ve geleneklerinin günümüze taşınmasında ve hâlen değerinin korunmasında rol model olan bu gücümüzü, nesilden nesile taşıyacak uygulamaların ve çalışmaların yegâne temsilcisi Recep Tayyip Erdoğan’dır.
İslam dünyasının içerisinde bulunduğu mezhepçilik ve meşrepçilik hastalığından ve bunları bir iç çatışma konusu hâline getirenlerden ülkemizi ve milletimizi uzak tutan, medeniyet tasavvurunun oluşmasında zamanın gerçekleri ile geçmişin tecrübesini buluşturan İslam dünyasının aydın entelektüel lideri Recep Tayyip Erdoğan’dır.
Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin savunma sanayisinin, ekonomiden daha öncelikli bir mesele olduğunu feraseti ile öngören, zekâsı ve bilgisi ile gerekli altyapı çalışmalarını yapan, dünyanın teknoloji çağını Türkiye savunma sanayisi ile buluşturan isim Recep Tayyip Erdoğan’dır.
Sağlık alanında ülkemizi cebimizden beş kuruş para çıkmadan, dünyanın en gelişmiş tetkik ve tedavi merkezleri ile hastanelerine kavuşturan; sağlık konusunda dünyayla boy ölçüşebilen bir sistem kurarak milletini en iyi şekilde hizmetle buluşturan yine Recep Tayyip Erdoğan’dır.
Cumhuriyet tarihinde yapılan yol, bölünmüş yol ve otoyol miktarının üç katını yaparak yaklaşık 500 milyar dolar yatırım gerçekleştiren; 2002’de 6 milyon olan araç sayısını 2026’da 36 milyona çıkaran ve bu araçların Türkiye’nin köyünden kasabasına, ilçelerinden illerine kadar ulaşımda sorun yaşamamasını sağlayan Recep Tayyip Erdoğan’dır.
Türkiye’nin birçok ilini hızlı trenle buluşturan, dünyanın en üst seviyede konforuna sahip ulaşım hizmetlerini vatandaşla tanıştıran yine Recep Tayyip Erdoğan’dır.
2002 yılında uçakla seyahat eden kişi sayısı yıllık 2 milyon iken, bu sayıyı 2026 yılında 50 milyona ulaştıran ve bu hizmetin altyapısını oluşturan Recep Tayyip Erdoğan’dır.
Türkiye’nin her ilinde kurulan üniversitelerle genç nüfusu eğitim ve kültür açısından dünya standartlarına ulaştıran da Recep Tayyip Erdoğan’dır.
Toplumun en alt kademesinde yer alan ve “fakir, fukara, garip, gureba” olarak nitelendirilen, devletin hiçbir hizmetinden faydalanamayan milyonlarca insanın hayat standardını yükselten ve onları toplumla buluşturan da yine Recep Tayyip Erdoğan’dır.
Bir sade kahvenin bana hatırlattıkları bu kadar.
Hepinizin bayramını tebrik ediyor, saygılarımı sunuyorum.