enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
42,5007
EURO
49,3389
ALTIN
5.763,59
BIST
10.898,70
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Yozgat
Az Bulutlu
13°C
Yozgat
13°C
Az Bulutlu
Cumartesi Çok Bulutlu
13°C
Pazar Hafif Yağmurlu
8°C
Pazartesi Hafif Yağmurlu
6°C
Salı Az Bulutlu
6°C

Adıgözel: “Mücadele göstermelik kalmamalı”

Adıgözel: “Mücadele göstermelik kalmamalı”

Yeniden Refah Partisi Yozgat İl Başkanı Süleyman Adıgözel, 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü nedeniyle yaptığı basın açıklamasında, şiddetin önlenmesine yönelik mevcut politikaların göstermelik kaldığını savundu.

Bu günün Mirabal Kardeşler’in hatırasını taşıdığını hatırlatan İl Başkanı Adıgözel, “Kadınlar öldürülmeye, tacize uğramaya, ekonomik şiddetle boğuşmaya devam ederken, 25 Kasım sadece bir günlük vicdan rahatlatma ritüeline dönüşmüştür” dedi.

Şiddetle mücadelede hukuki mekanizmaların yetersiz kaldığını belirten Adıgözel, 6284 sayılı kanunun uygulanmasındaki sorunlara dikkat çekti. Adıgözel,“Yasa ilerici olsa da uygulamada kadınlar çoğu zaman korunamıyor. Geciken koruma kararları, ciddiye alınmayan başvurular ve kanıt yükünün mağdura yüklenmesi, 6284’ü etkisiz hale getiriyor” diye konuştu.

“Kadının beyanı esastır” ilkesinin zayıflatıldığını söyleyen Adıgözel, özellikle cinsel şiddet davalarında kadınların hem şiddeti hem de kendi “iyi niyetini” ispatlamak zorunda bırakıldığını belirterek, “Adalet mekanizması ve toplumun önyargıları kadınları ikinci kez mağdur ediyor” ifadelerini kullandı.

Toplumsal yaklaşımın da değişmesi gerektiğini vurgulayan Adıgözel, “Şiddet, ‘aile yıkılmasın’, ‘çocuklar babasız kalmasın’ gibi söylemlerle örtülüyor. Toksik erkeklik anlayışı ise kontrol, sahiplenme ve üstünlük duygularıyla şiddeti besliyor” değerlendirmesinde bulundu.

Çözümün köklü ve yapısal değişimlerle mümkün olacağını dile getiren Adıgözel, eğitim sistemine toplumsal cinsiyet eşitliği dersinin zorunlu olarak eklenmesi gerektiğini belirterek, “Eşitsizlik ve şiddetin kabul edilemez olduğu bilinci çocukluktan itibaren öğretilmelidir” dedi. 25 Kasım’ın yalnızca farkındalık etkinliklerinden ibaret olmaması gerektiğini ifade eden Adıgözel, sözlerini şöyle tamamladı:“Kadınların her 25 Kasım’da yükselttiği çığlık artık sistemin çöküşünün alarmıdır. Şiddet politiktir, mücadele de politik olmak zorundadır. Sözde kalan her adım, kaybedilen her canın sorumluluğunu taşır.”

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.