enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
43,1417
EURO
50,1954
ALTIN
6.292,09
BIST
12.200,95
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Yozgat
Hafif Yağmurlu
8°C
Yozgat
8°C
Hafif Yağmurlu
Pazartesi Karla Karışık Yağmurlu
1°C
Salı Çok Bulutlu
-4°C
Çarşamba Az Bulutlu
-4°C
Perşembe Çok Bulutlu
-1°C

“Mağrur olma padişahım…”

“Mağrur olma padişahım…”
08.01.2026
A+
A-

Maduro’nun ve eşinin kaçırılmasıyla birlikte, Trump’ın gövde gösterisi sahnede yerini aldı. Bağımsız bir ülkenin devlet başkanının mafya usulüyle kaçırılması, Trump’ın tüm dünyaya açıkça verdiği şu mesajı ortaya koydu. “İstediğim ülkeyi, istediğim şekilde işgal ederim.” Bu tavır, Trump’ın ukala ve pervasız yönetim anlayışını bir kez daha gözler önüne serdi. Karnına dünyaları doldursa doymayacak kadar iştahlı, gözü doymayan Trump’ın bu operasyonuna açık destek veren tek isim Netanyahu oldu ve sonuçtan son derece memnun göründü. Ancak hiçbir gerekçe, ABD’ye bir ülkenin devlet başkanını kaçırma hakkı vermez.

Gerçi Venezuela Devlet Başkanı Maduro’da karnesi temiz bir lider değil. Bilindiği üzere Venezuela, petrol açısından son derece zengin bir ülke; fakat halk derin bir fakirlik içinde yaşıyor. Hakkında insan hakları ihlalleri, uyuşturucu kaçakçılığı suçlamaları ve milyar dolarlık ödül söylentileri bulunan Maduro, zaten yıllardır “yakalanması gereken” bir lider olarak lanse ediliyordu. Fakat her söylenti, her zaman gerçekleşmiyor. Uluslararası sistem, işine gelmeyen diktatörleri yakalamakta her zaman aynı iştahı göstermiyor. Tam da bu noktada Donald Trump devreye giriyor. Trump için Maduro, bir kampanya malzemesinden ibaret. “Bir tek ben yakalarım” söylemiyle bu meseleyi güç ve şov aracı olarak kullanmaktan çekinmedi; adeta politik bir afişe dönüştürdü. Çünkü Trump’ın politikası adaleti temsil etmiyor; görüntü, reklam ve gösteriş üzerine inşa ediliyor.

Afganistan işgalinde yaptığı rezillikler henüz unutulmamışken; “demokrasi götürüyoruz” vaadiyle Irak’ı parçaladı, Libya’yı böldü, Suriye’yi perişan etti. Netanyahu’yu destekleyerek Gazze’de yaşanan drama ortak oldu. Kısacası, karnesi eksilerle dolu. Ona göre kimsenin yapamayacağı “devrimler” bunlar. Yetmedi; sırada Meksika, Küba, İran ve Kolombiya olduğunu da böbürlenerek medyanın önünde paylaştı. Bu kibrin sonunda doğacak felaketin, Türkiye’ye hiç uğramayacağının da bir garantisi yok. Uyanık olmakta fayda var.

Dünya petrol rezervlerinin en büyüğü Venezuela’da. Yoksa dert Maduro ya da onun yönetimi değil. Asıl mesele, Venezuela petrolünün satışını ABD’nin kontrol etmesi fikrinin Trump’ın iştahını kabartması. Hatırlatmak gerekir ki dünya tarihinde tüm dünyaya hâkim olma hayali, birçok imparatorluğun çöküşüyle sonuçlanmış. Bu azgınlığın da bir gün çöküşle sonuçlanmayacağının garantisi yok. O yüzden kimin, ne zaman, ne olacağı belli olmaz.

Eee mağrurlanma padişahım; senden büyük Allah var…

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.