112 Acil Çağrı Merkezi’ni gereksiz yere meşgul eden ve asılsız ihbarda bulunanlara yönelik idari yaptırım da uygulanıyor.
Asılsız çağrılar nedeniyle önceki yıl toplam 1 milyon 754 bin 161 lira, bu yıl ise 655 bin 842 lira tutarında idari yaptırım uygulandı.
Yetkililer, 112’nin yalnızca gerçek acil durumlarda aranması gerektiğine dikkat çekerken, gereksiz ve asılsız çağrıların hem kamu kaynaklarının verimli kullanılmasını engellediğini hem de hayati tehlike yaşayan vatandaşlara ulaşılmasını geciktirebileceğini vurguluyor.
Sağlık, güvenlik, itfaiye ve afet gibi hayati durumlarda vatandaşların 7 gün 24 saat ücretsiz olarak ulaşabildiği 112 Acil Çağrı Merkezi, acil müdahale gerektiren olaylarda hayati bir görev üstleniyor. Ancak acil yardım ekiplerinin gerçek vakalara daha hızlı ulaşabilmesi için kritik öneme sahip olan 112 hatları, zaman zaman birbirinden ilginç ve asılsız ihbarlarla da meşgul ediliyor.
Türkiye’de daha önce farklı numaralar üzerinden hizmet veren acil yardım hatları, 112 çatısı altında birleştirilerek tek numara üzerinden hizmet vermeye başladı. Sağlık, polis, jandarma, itfaiye ve AFAD gibi acil müdahale birimlerine ulaşılmasını sağlayan 112, özellikle hayati tehlike bulunan durumlarda vatandaşların ilk başvuru noktası oluyor.
Ancak merkeze gelen her çağrı acil durum niteliği taşımıyor. Bazı vatandaşların merak, can sıkıntısı, şaka veya kişisel meseleler nedeniyle 112’yi araması, gerçekten yardıma ihtiyacı olan vatandaşların çağrılarının gecikmesine neden olabiliyor.
112 HANGİ DURUMLARDA ARANMALI?
112 Acil Çağrı Merkezi’nin yalnızca gerçek ve acil müdahale gerektiren durumlarda aranması gerekiyor.
Sağlık ve tıbbi acil durumlar arasında kalp krizi, göğüs ağrısı, nefes darlığı, bilinç kaybı, bayılma, koma hali, trafik, ev veya iş kazaları, ağır yaralanmalar, zehirlenmeler, aşırı ilaç veya madde kullanımı, suda boğulma ve boğulma tehlikesi, durdurulamayan şiddetli kanamalar ve ciddi yanıklar bulunuyor.
Güvenlik ve asayiş açısından ise can veya mal güvenliğini tehdit eden hırsızlık, gasp ve kavga gibi olaylar, silahlı veya bıçaklı yaralama vakaları, intihar girişimleri, ciddi risk oluşturan davranışlar ve kayıp şahıs olaylarında 112’nin aranması gerekiyor.
Yangın, deprem, sel, heyelan, göçük altında kalma, doğal gaz kaçağı, patlama tehlikesi ve mahsur kalma gibi afet ve acil durumlarda da vatandaşların 112 Acil Çağrı Merkezi’nden yardım istemesi önem taşıyor.
“AŞK ACISI ÇEKİYORUM, BİRAZ DERTLEŞEBİLİR MİYİZ?”
112 Acil Çağrı Merkezlerine gelen bazı çağrılar ise acil durumların ne kadar dışında kalındığını gözler önüne seriyor.
Vatandaşların acil yardım hattını zaman zaman oldukça ilginç gerekçelerle aradığı görülürken, “Gün arkadaşlarım gelmedi, bana komplo kuruyorlar”, “Aşk acısı çekiyorum, biraz dertleşebilir miyiz?” ve “Televizyondan bal aldım, bal tadı gelmiyor” şeklindeki çağrılar dikkat çekiyor.
Bazı aramalar ise vatandaşların 112’yi farklı bilgi ve danışma hizmetleri için kullandığını ortaya koyuyor.
“Çocuğum ödevini yapmıyor, polis gelip korkutabilir mi?” ve “EGO kart bakiyemi öğrenecektim” şeklindeki çağrılar, acil yardım hattının hangi amaçlarla meşgul edildiğini gözler önüne seriyor.
ÇAĞRILARIN YÜZDE 38’İ ANONS SIRASINDA KAPANIYOR
112 Acil Çağrı Merkezlerine ulaşan çağrıların önemli bir bölümünün gerçek bir acil durum olmadığı belirtiliyor.
Verilere göre çağrıların yaklaşık yüzde 38’i anons sırasında kapanırken, yüzde 34’ü gerçek ihbarlardan oluşuyor. Asılsız çağrıların oranının ise yüzde 30 seviyelerinde seyrettiği ifade ediliyor.
Bu durum, 112 operatörlerinin zamanını gereksiz yere meşgul ederken, aynı anda gerçek bir acil durum yaşayan vatandaşların çağrılarının karşılanması ve olay yerine ekip yönlendirilmesi açısından da risk oluşturuyor.
“CANIM ÇOK SIKILIYOR, SOHBET EDELİM Mİ?”
112 Acil Çağrı Merkezi, vatandaşların hayat kurtaran acil yardım hizmetlerine hızlı şekilde ulaşabilmesi için 24 saat görev yapıyor. Bu nedenle vatandaşların 112’yi meşgul etmemesi, yalnızca sağlık, güvenlik, yangın, afet ve benzeri acil müdahale gerektiren durumlarda araması büyük önem taşıyor.