Altın fiyatları, ABD Hazinesi’nin uzun vadeli tahvillerde geri alım operasyonlarını artırma kararı ve dolar endeksindeki zayıflamanın etkisiyle yükselişini sürdürdü. Ons altın üçüncü haftalık yükselişine ilerlerken, gram altın da 7 bin lira seviyesinin üzerine çıktı.
Küresel piyasalarda altının yükseliş ivmesi devam ediyor. Ons altın, cuma günü erken işlemlerde yüzde 0,4 değer kazanarak 4 bin 536 dolar seviyesine yükseldi. Böylece ons altının haftalık kazancı yüzde 3,59’a ulaştı.
Ons altındaki yükseliş, yurt içinde gram altın fiyatlarına da yansıdı. Gram altın haftalık bazda yüzde 4,08 yükselerek 7 bin 12 lira seviyesinden işlem gördü.
ABD HAZİNESİ’NİN KARARI ALTINI DESTEKLEDİ
Altın fiyatlarındaki yükselişte dolar endeksindeki gerilemenin yanı sıra ABD Hazinesi’nin uzun vadeli tahvillerde geri alım operasyonlarını artırma kararı da etkili oldu.
Piyasalarda, ABD Hazinesi’nin tahvil geri alımlarını artırmasının değerli metallere yönelik talebi desteklediği değerlendirilirken, yatırımcıların gözü önümüzdeki dönemde ABD Merkez Bankası’nın (Fed) faiz politikasına çevrildi.
GoldSilver Central Genel Müdürü Brian Lan, altındaki yükseliş trendinin devam edip etmeyeceğinin büyük ölçüde Fed’in gelecek dönemde alacağı faiz kararlarına ve bu kararların piyasalardaki faiz beklentilerini nasıl şekillendireceğine bağlı olduğunu belirtti.
JEOPOLİTİK RİSKLER YAKINDAN İZLENİYOR
Öte yandan küresel piyasalarda jeopolitik gelişmeler de altın fiyatları üzerinde etkili olmaya devam ediyor.
ABD Başkanı Donald Trump’ın Washington yönetiminin İran’a yönelik “tarihin en sert ekonomik yaptırımlarını” uygulayacağını açıklaması piyasalarda yakından takip edilirken, İran tarafından yapılan açıklamalarda ise olası çatışmaların sonuçlarına ilişkin sert mesajlar verildi.
Jeopolitik risklerin artması, yatırımcıların güvenli liman olarak görülen altına yönelmesini destekleyen unsurlar arasında yer alıyor. Uzmanlar, altın fiyatlarının seyri açısından Fed’in faiz politikası, doların küresel piyasalardaki hareketi, ABD tahvil piyasasındaki gelişmeler ve jeopolitik risklerin belirleyici olmaya devam edeceğine dikkat çekiyor