Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Türkiye genelinde görev yapan binlerce ücretli öğretmenin kadro beklentisine ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. TBMM’de milletvekillerinin soru önergelerini yanıtlayan Tekin, mevcut yasal düzenlemeler çerçevesinde ücretli öğretmenlerin doğrudan kadroya geçirilmesinin mümkün olmadığını ifade etti.
Yıllardır kadrolu öğretmen olarak atanmayı bekleyen ücretli öğretmenler için yapılan açıklama, beklentilerin karşılık bulmadığını ortaya koydu.
“DOĞRUDAN KADROYA ATANMALARI MÜMKÜN DEĞİL”
Bakan Tekin, Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı resmi eğitim kurumlarında öğretmen ihtiyacının; norm kadro durumu, atama takvimi, branş bazındaki ihtiyaçlar ve eğitim hizmetlerinin aksamaması esas alınarak karşılandığını belirtti.
2016 yılından bu yana öğretmen ihtiyacının ağırlıklı olarak sözleşmeli öğretmen istihdamı yoluyla giderildiğini ifade eden Tekin, ücretli öğretmenliğin ise yalnızca zorunlu ve geçici durumlarda başvurulan bir uygulama olduğunu vurguladı.
Açıklamasında, “Mevcut mevzuat hükümleri doğrultusunda ders saati karşılığı görevlendirilenlerin doğrudan kadrolu öğretmen olarak atanması mümkün bulunmamaktadır” ifadelerine yer verdi.
ÜCRETLİ ÖĞRETMENLİK GEÇİCİ BİR UYGULAMA OLARAK DEĞERLENDİRİLİYOR
Bakan Tekin, ders saati karşılığı görevlendirmelerin; aylıksız izinli, raporlu öğretmenlerin yerine veya atama dönemlerinde boş kalan kadroların geçici olarak doldurulması amacıyla yapıldığını belirtti.
Ücretli öğretmenlere yapılan ödemelerin, fiilen girdikleri ders saati üzerinden hesaplandığını hatırlatan Tekin, uygulamanın kalıcı bir istihdam modeli olmadığını ifade etti.
KADRO VE İŞ GÜVENCESİ İÇİN MEVZUAT VURGUSU
Bakanlık açıklamasında, ücretli öğretmenlerin sosyal güvenlik işlemlerinin de çalıştıkları ders saati üzerinden yürütüldüğü belirtilirken; kadro, iş güvencesi, tazminat ve benzeri hakların personel rejimi, kadro ihdası, bütçe imkânları ve kamu istihdam politikaları doğrultusunda değerlendirildiği kaydedildi. Böylece Milli Eğitim Bakanlığı, mevcut yasal düzenlemeler kapsamında ücretli öğretmenlerin doğrudan kadroya geçirilmesine yönelik herhangi bir çalışmanın bulunmadığını bir kez daha net şekilde ortaya koymuş oldu.