Çözüm süreci için Yozgat’ta bunun çok iyi anlatılması mecburiyeti vardır. Esasen iyi anlatıldığı zaman herkesin çözümden yana olacağı kesindir, aşikârdır. Farklı siyasi partilerin “şeytan taşlamaktan tavaf etmeye vakit bulamadıklarına” bakmayın siz. Başta ana muhalefet partisi CHP, İmralı heyetine üye vermese bile çözüm sürecine karşı duramayacağını, karşı gelemeyeceğini bilmektedir.
Yozgat’ta çarşıda, pazarda gezip dolaşan, kamuoyunu gözlemleyen birisi olarak şunu açıkça ifade edebilirim; Terörsüz Türkiye ve çözüm süreci, Cumhur İttifakı tarafından vatandaşımıza ev ev, dükkân dükkân gezilerek, yüz yüze görüşmeler yapılarak çok iyi anlatılmalıdır. Bu işte Türkiye’nin menfaatlerinin neler olduğu vatandaşlar tarafından bilinmesi gereken bir mecburiyettir.
Devletin gizli yürüttüğü, başta MİT olmak üzere daha sonra Millî Birlik ve Kardeşlik Komisyonu tarafından yapılan çalışmanın mutfağında olan yetkililer bugüne kadar kapsamlı, doyurucu, kararlı bir açıklama yapmadılar, yapamadılar. İktidar Partisi AK Parti’nin Genel Başkanı ve Sayın Cumhurbaşkanımızın bu konudaki açıklamaları da Yozgat kamuoyuna göre yetersizdir. Bunun telafisi mümkündür.
Toplum, devlet kurumlarında olan bilgiyi merak etmekle beraber, ülkemizin siyasi, sosyal ve ekonomik konularda ne gibi kazançlar elde edeceğini; terörsüz Türkiye ve çözüm süreci politikalarının hayatına nasıl yansıyacağını, yaşamını nasıl kolaylaştıracağını, evindeki ekmeğin yanına katığını artırıp artırmayacağını ilgiyle, dikkatle, merakla ve büyük bir kararlılıkla beklemektedir.
Siyasiler şunu çok iyi bilsinler: Her ne kadar onlar siyasetten bir makam, mevki sahibi olsalar da vatandaşımız, Yozgat insanı; devletine, bayrağına, dinine, diyanetine, herhangi bir etnik kökene dayanmayan birlik ve beraberliğine her zaman destek olur, yanında durur ve elini taşın altına koyar.
Terörsüz Türkiye politikasını Yozgatlı kesinlikle bir Kürt–Türk barışı ya da uzlaşması gibi algılamamaktadır. Bunun böyle bilinmesini özellikle istiyorum. Yozgatlı’ya göre Türkiye’de Kürt sorunu yoktur, Türk sorunu vardır. Eğer bu konuyu bu kadar basit, sığ ve amacından uzaklaştırarak anlatmaya kalkışırsanız, siyasi sonuçları iktidar partisine ve Cumhur İttifakı’na son derece büyük zarar vereceği kesindir.
Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin yapmış olduğu bu son derece faydalı çalışma, herkesi yakından ilgilendirmekte ve yakından takip edilmektedir. Terörsüz Türkiye sürecini gündelik siyasetten uzak tutmak gerektiğine inanıyorum. Böyle olmazsa Cumhur İttifakı ile milletin arası kesinlikle açılır.
Devlet adına yapılan sistematik ve metodolojik sürecin, siyasete ve hamasete kurban edilmemesi gerektiğini düşünüyorum. Hukuki ve siyasi sürecin, demokratikleşmenin, insan haklarının, özgürlüklerin daha da gelişmesi, büyümesi ve güçlenmesi bakımından çok iyi yönetilmesi gerekir.
Toplum olarak, kamuoyu olarak çok ciddi bilgilendirilmeye ihtiyaç vardır. Bu önemli konunun “sana göresi, bana göresi” olmamalıdır. Devletimize ve yöneticilerimize güvenmek ve inanmak durumundayız.